12 Aralık 2011 Pazartesi

NE SEYRETSEK? "MİLENYUM ÜÇLEMESİ"

Aralık ayını  ortaladık sayılır. Yeni yıl için de geri saymaya başladık. Ben hep sevmişimdir bu yılbaşı heyecanlarını. Yılbaşı çekilişleri yapmayı, aile fertlerine, dostlara küçük hediyeler almayı... Dün eşim de bana sürpriz yaptı ve küçük bir yılbaşı ağacı aldı. Üzerinde çok şirin süsleri var:) Ben de işyerime getirdim, koydum masamın üzerine. Hemen burdan sizinle paylaşmak istediğimden de fotoğrafladım.

Yeniyıl yaklaşırken kış bazı bölgelerimizde iyiyden iyiye de bastırdı. Haberlerden izliyorum. İç Anadolu, Doğu Anadolu hep karlar altında. Ben severim karın yağmasını:) ama tabii evde camdan izlersem eğer:) ve birde okullar tatil olursa:)... Karlı havalarda işe, okula gitmek her zaman çok eziyet gelmiştir. Hele keyfi olarak sırf gezmek için çıkmak hiç yapacağım iş değildir. Ben böyle havalarda perdeleri açıp, kanepeye uzanıp, bir de üzerime battaniye alıp film seyretmeyi severim:) İşte size böyle havalarda evde oturup da izlemekten zevk alacağınız bir film serisi. İsveçli yazar Stieg Larsson’un Millennium Üçlemesi kitaplarından sinemaya uyarlama filmler:


"Ejderha Dövmeli Kız’da, hapse girmek üzere olan gazeteci Mikael Blomkvist ile ona yardım eden gizemli, asosyal, uyumsuz, dövmeli hacker kız Lisbeth Salander, kırk yıl önce ortadan kaybolan Harriet Vanger’in izini sürerken bir dizi cinayeti açığa çıkarır; üstelik katil aileden biridir. Ancak Vanger hanedanının gazabına uğrayınca avcıyken av konumuna düşerler."

"Ateşle Oynayan Kız filminde Noomi Rapace, ilk filmdeki gibi yine asosyal, saldırgan, gizemli,dövmeli hacker Lisbeth Salander’i canlandırıyor. Lisbeth, kendini taciz eden vasisi Bjurman’ın dersini verdikten bir yıl sonra Stokholm’e döner. Bir süre sonra önce bir gazeteci, sonra onun kız arkadaşı, ardından da Bjurman vahşice öldürülür. Elbette bütün gözler Lisbeth’in üzerine çevrilir." Lisbet'in kendini aklama çabalarına ilk filmde de karşımıza çıkan gazeteci arkadaşı Mikael Blomkvistde katılır.

" Son film olan Arı Kovanına Çomak Sokan Kız 'da Lisbeth Salander kafasına aldığı bir kurşunla hastanenin yoğun bakım bölümünde yaşam mücadelesi vermektedir. Sağlığına kavuştuğunda da kendisini kesin demir pakmaklıklar ardına yollayacak üç cinayetten yargılandığı mahkemeye götürülecektir. Savunduğu davanın hayatı pahasına dahi olsa arkasında duran genç kadın, ünlü muhalif gazeteci Mikael Blomkvist’in de yardımlarıyla haklılığını ve masumiyetini kanıtlamaya, kendine çok acı çektirmiş olan bu sistemin mimarı derin devletin ipliğini pazara çıkarmaya kararlıdır..."

Üç film birbirinin devamı niteliğinde. Birincinin bittiği yerden ikinci, ikincinin bittiği yerden üçüncü başlıyor. Bildiğim kadarıyla yazar  Stieg Larsson ölmeseydi seri daha devam edecekti. Ne yapalım artık elimizdekilerle yetineceğiz:) Ben filmleri şiddetle tavsiye ediyorum. Bu arada film de dikkatimi çeken bir şey çok sevdiğim İsveç Markası İKEA'nın yine İsveç yapımı filmde bolca geçmesi:) İzlemeniz halinde size keyifli Seyirler diliyorum:)

Kaynaklar:  http://www.beyazperde.com/filmler/film-140296/
                  http://www.beyazperde.com/filmler/film-145223/
                  http://www.beyazperde.com/filmler/film-145222/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sen Ne Dersin?

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...