1 Şubat 2012 Çarşamba

Sonunda Kitabımı Bitirdim: "Fedailerin Kalesi Alamut"


Çok uzun zaman önce bahsetmiştim size bir kitap okuduğumdan ve kitabın gerçekten çok ilginç olduğundan. İşte maalesef kitabı ancak bitirebildim. Kitap çok kalındı çünkü ve yazıları da inanılmaz küçüktü. Ayrıca sadece işe gidip gelirken trende okuyabildim.



Neyse gelelim Kitabımıza....Kitabın adı Fedailerin Kalesi Alamut. Yazarı Wladımır Bartol. Kitabın özelliği tarihi bir roman olması. Selçuklular zamanında yaşamış olan Hasan İbni Sabbah ve İsmaili tarikatını anlatıyor.
Bu isme bir önceki okuduğum kitap olan "OD" da rastlamıştım. Tabii tarihler biraz farklı. "OD" Anadolu Selçuklu döneminde geçiyor. Yani tarikatın dağıldıktan sonraki zamanları. Orada geçen Alamut Fedaileri çok ilginç gelmişti bana okurken. Sadece iki fedainin bir orduya bedel yeteneğe ve donanımda olması meraka değerdi. Sonra internette gezinirken bu kitaba rastladım ve okumalıyım diye düşündüm.

Siz tarihe ne kadar meraklısınız bilmiyorum ama ben büyük bir zevkle okuyorum tarihi romanları. Selçuklu dönemi özellikle çok karşıma çıktı bu aralar. Nasıl çıkmaz ki. Yunus Emre, Mevlana ve Şems gibi hayatlar yaşanmış o dönemde. Hem de Anadolu'nun orta yerinde...

"...İsmaililerin dostları ve liderler! Bugün sizleri buraya toplamamın nedeni artık mezhebimizin yapısı ve hedefleri hakkında açık ve kesin kararlara varmamızın vaktinin gelmiş olmasıdır. Bu kaleyi ele geçirmemizden sonra, yaptığımız her işte başarılı olduk. Bu da sağlam temeller atmış olduğumuzun bir göstergesidir. Ne kadar güçlü olduğumuzu, gerek savaşlardaki başarımızla, gerek de başka yöntemlerle ispat ettik...." 

diye konuşuyor İsmaili lideri Hasan Sabbah kitabın sonlarında. İşte kitap burda "gerek de başka yöntemlerle" dediği üstü kapalı sözcükler üzerine kurulu. Sizce Selçukluların senelerce baş vezirliğini yapmış Nizam-ül Mülk bir Alamut Fedaisi tarafından nasıl öldürüldü? (ki bu suikast zaten Büyük Selçuklu İmparatorluğunun dağılmasına zamin hazırladı) Bu Fedai neler yaşadı da davasına bu kadar bağlandı? Ne için öldürüleceğini bildiği halde böyle bir işe girişti? Herşeyden önemlisi bu suikastçi  fedailerin neden ölürken yüzlerinde tatlı bir gülümseme vardı? İşte bütün bunların cevabı bu kitapta...Hasan İbni Sabbah'ın Kalesi'nin içi sır dolu...




5 yorum:

  1. Ben bu kitabı okuyalı 10 yıldan fazla oldu ama hala ne kadar heyecanlı ve etkileyici olduğunu hatırlıyorum. Eğer o döneme ait bir tarihi roman daha okumak isterseniz ve okumadıysanız Semerkant'ı önerebilirim:)

    YanıtlaSil
  2. Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim. Önerinizi dinleyerek ilk fırsatta onu da okuyacağım.

    YanıtlaSil
  3. Merhabalar, bu kitabı ben de çok severek okudum ve hatta bir sohbetimde yer verdim.Eğer okumak isterseniz değerli görüşleriniz beni mutlu eder.

    http://www.kitapsohbetcisi.com/2012/06/sohbet-alamut.html

    YanıtlaSil
  4. Bu kitap benim de çok etkilendiklerim arasında. Güzel bir paylaşım olmuş.
    Sizin için bir "mim"im var, elbette siz isterseniz?
    http://morbaykus.blogspot.com/2013/02/liebster-blog-odululiebster-blog-award.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. sayfamdan biraz uzak kaldım bu aralar, o yüzden yorumunuzu yeni gördüm. Mim için de ayrıca teşekkür ederim:)

      Sil

Sen Ne Dersin?

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...