29 Mart 2012 Perşembe

Sabah Beslenmesinde Bu Sefer Mini Sandviçler Var


Bahar geldi, havalar yavaştan ısınmaya başladı. Hatta artık sabahları güneş ışığıyla uyanmaya bile başladık. Ama erkenden kalkıp kahvaltı hazırlaması ve hazırladıklarımı yemesi çok zor geliyor. O yüzden beslenme çantası hazırlamaya devam yani:)

Sabah işe gider gitmez bir bardak çay alıyoruz ve beslenme çantamızda o güne ne düştüyse yanında da onu yiyoruz:) Bu sabah da çayın yanında minik sandviçlerimiz vardı. Dün akşam yaptım sandviç ekmeklerini:) Pişerken evi saran koku bir an önce sabah olsa da yesek dedirten cinstendi hem de:)

Yapması da çok kolay oldu hem de:) Ölçü kullanmadım yalnız. Göz kararı hazırladım. Bir bardak kadar oda sıcaklığındaki sütün içine 1 tatlı kaşığı kadar maya, 1 tutam şeker, 1 fincan  yağ ve tuz koyup alabildiği kadar un ilave edip yoğurdum. Daha sonra 2  saat mayalanmaya bıraktım. Hamur kabardığında da yumurta büyüklüğünde bezeler koparıp tepsiye dizdim. Biraz da tepside beklettim:) Buna da tepsi mayası deniliyormuş:) Bir zamanlar oktay ustayı seyrederken öğrenmiştim:) Sonra da önceden ısıtılmış fırında pişirdim...


Sabah kalkınca içlerine peynir, domates ve kıvırcık koydum:) Böylece kahvaltımız hazır oldu:)

27 Mart 2012 Salı

Keçe İşi Örtüler Ne Kadar da Güzelmiş

Son zamanlarda dikattimi fazlasıyla çekmişti. Bazı bloglarda keçeden yapılan oyuncaklar falan görmüştüm çok hoşuma gitmişti. En son bir alışveriş sitesinde rastladım keçe işi örtülere.

Masa örtüleri, peçeteler, amerikan servisleri, yastıklar ve en çok hoşuma giden de mutfak önlüğü ve takımıydı.
Karar verdim ben de hemen kumaş alıp yapıcam. Özellikle önlük takımını yapmayı çok istiyorum. Aslında hiç de zor görünmüyor.


Bir de evde bir sürü cam kavanoz birikti. Önce onların aynı model olanlarını ayırıp kapaklarını da bu şekilde süslemek istiyorum.:)


Peki ya bu yastıklara ne dersiniz:) Çok güzel gerçekten değil mi:)

Eğer kumaşlarımı alıp planlarımı gerçeğe dönüştürürsem, tabii ki ilk fırsatta burdan sizlerle paylaşacağım:)

25 Mart 2012 Pazar

Lorelei Diyor ki: Kimliğimiz ve mesleğimiz: Tepe Noktası (3)



Kimliğimizi ve mesleki davranış tarzımızı belirleyen Tepe Noktası (MC)’nin hangi burçta nasıl işlediğini anlatmaya devam ediyoruz. MC’nin durumu kişinin kariyerini ve kariyerini belirleyen kimliğini gösterdiği için çok önemli. Bu hafta MC; yay, oğlak, kova, balık burçlarında neler ifade ediyor bakalım.

MC YAY

Kariyerinin temel amacı kendini geliştirmektir. Gelişim için planlar yaratır. İyi bir planlayıcıdır. Bir projeyi tamamlamadan diğerine geçebilir. Diğer taraftan zamanı iyi korumayı, boşa harcamamayı bilir. Geleceği iyi planlaması riskleri bertaraf etmesini sağlar. Ona göre başarının sırrı planlamadır. Planlarını geliştirecek her yeni fikre açıktır. Başka insanların fikirlerini değerlendirir, uygun olmayanları eler. Her fikre açık olması onun entelektüel yapısını bozmaz. O bir fikri dinlerken insanlar onun bu fikri kabul ettiğini sanabilir. Fakat o kendi kararlarına bağlı olabilir. İnsanları kendi istediği şekilde düşündürebilir. İyi bir sonuç alabileceğinden emin olmadan kolay kolay yön değiştirmek istemez. İnsanların ihtiyaçlarını anlar ve yardım etmek için ne yapması gerektiğini bilir, bunu yapar veya yapacak birini bulur.

MC OĞLAK

Hedefi uzun vadeli kazançlar üzerinedir. Ne yapabileceğinden emindir ve daha fazlasını da yapabileceğine inanır. Tüm gücünü, hedefini gerçekleştirmek için kullanır. Kendi başarısına odaklıdır. Her durumu açıklayabilecek mantıklı cevapları vardır. Proje tamamlandıktan sonra planlar yapar ve işi yönetir. Daha iyi bir iş için her gün çabalar. Dikkatli ve ekonomiktir. Maddeyi en etkili biçimde kullanmalıdır, hiçbir şey boşa harcanmamalıdır. Engeller oluştuğunda bunun üstesinden gelebilir. Karşısına çıkan engeli aşana kadar asla vazgeçmez. Dayanma gücü ile kendini fark eder. Kendisine engel olan insanları yıldırana kadar üzerlerine gider. Ortaya çıkabilecek her durumu yönetebileceğine inanır. Kendisini yaralayan durumları soğukkanlılıkla aşar, çünkü inançlıdır ve ileriye gitme hedefinden vazgeçmez.

MC KOVA


Kendisini bilgisiyle ispatlar ve bilgi dağarcığı genişledikçe başkalarından daha üstün olur. Her durumu görebilen, her konudan konuşabilen ve zor şartlarda yaratıcı seçimler üretebilendir. Dünyadaki her konudan haberdardır, fakat duydukları üzerinde düşünüp tartışmaz. Yeni fikir üretme ve fikirleri etkili bir şekilde planlar. Ne zaman harekete geçeceğini iyi bilir. Bir projenin işleyişinde, başka insanların işin olumsuz sonuçlandığını düşündüğü zamanlarda, MC Kova durumu geliştirecek yeni yönler belirler. Yönetici pozisyonunda olsa bile hedefi işbirliğidir, denetleyici değildir. Bu liderlik stili ile insanların en yüksek verimle çalışmalarını sağlar. Yeni ve farklı olana ilgi duyar. Başkaları yeni trendin potansiyelini görmeden önce o bunu uygulamak ister. Bu kapasite, dünyadaki yeni trendleri takip etmesinden gelir.

MC BALIK


Başka insanlardan farklı zamanlarda, içinden geldiği saatlerde çalışır. Çalışma anında birtakım olumsuz enerjilerin varlığını hissederek işini yarıda bırakabilir. Hayatını kendisine zaman ayıracağı bir şekilde planlar. Bu şekilde kendini yeniler. Dünyada olup bitene karşı oldukça duyarlıdır. Yaptığı işle topluma faydalı olmak ister. Tüm toplumların felsefi görüşlerini bilmek, öğrenmek ister. Çalışmaları dünyaya yayıldıkça kendini ifade edebildiği için mutlu olur. Krizle başa çıkabilir. Her şeyi tecrübe etme isteği, olumlu ve olumsuz enerjileri en uç boyutlarda yaşamasını sağlar. Hassas, sempatik ve duyarlıdır. İçgüdüleri ve sezgileri kuvvetlidir. Başkalarının acılarına karşı duyarlıdır. İnsanların yaralarını görmezlikten gelemez. Onlara yardımcı olur. Kişisel yaşamlarını mümkün olduğunca sadeleştirmeye çalışırlar.
LORELEİ
Kaynak: Astrozenith

20 Mart 2012 Salı

Ayyy Ben de mi MİMLENDİM Şimdi:))

Ben de ilk defa mimleniyorum:) Ama ne yalan söyliyim pek bir sevindim.  Bütün blogger annelerini seviyorum ama Sevgili Havva benim için ayrı bir değere sahip çünkü ilk takip etmeye başladığım blog (İçimden geldiği gibi) ve kendisi de benim gibi öğretmen:))

O zaman önce MiM'in konusunu yazayım:) Takıntılarımız...

Aslında pek takıntılı değilimdir ben de ama son zamanlarda birkaç huy edindim, hemen onları paylaşayım o zaman:

1) İlk takıntım sağlıklı beslenmek: Her akşam işten eve gelip yemek yapmaya çalışıyorum. Çorba, salata, bir de yemek. Dışarda birşeyler yediğimizde sanki hasta olacakmışız gibi korku sarıyor.
Margarin kullanmamaya çalışıyorum özellikle. Sanki yediğim margarin kalp damarlarımda birikiyormuş gibi geliyor:)Aslında birikiyor tabii sürekli tüketilirse, ama bir kaç kere birazcık yesem bile ben de bu his oluyor:)

GDO'lu ürün takıntısı var birde. Bazı fast food restaurantlarda ketçap ve mayonezin üzerine bakarım hemen, modifiye mısır nişastası varsa yememeye çalışırım (kesin yemem diyemiyorum:)

Sonra trans yağ içerir yazısı varsa onu da yemek beni hep korkutur.

2) Son zamanlarda cilt bakım kremi alırken üzerini okumayı takıntı edindim:) Paraben diye bir madde varmış.
Tam olarak kanıtlanamamış olsa da kanserle bağlantılı olduğu düşünülüyormuş. Özellikle kanserli hücrelerde biriktiği gözlenmiş. Yani parabensiz krem, yüz yıkama jeli, sıvı sabun, diş macunu almaya çalışıyorum:)

3) Dışarda Lavabo kullanmayı hiç sevmiyorum. Bu takıntı olabilir mi bilmiyorum ama:) özellikle dışarda bayan ve bay aynı lavaboyu kullanıyorsa kesinlikle ben kullanamam:)

Böyle işte benim takıntılarım. Ama sonradan çıkan bu takıntıların çoğu çevre koşullarından kaynaklandığını düşünüyorum. İnsanları o kadar sağlıksız beslenmeye itiyorlar ki. Katkı maddeli veya genetiği ile oynanmış ürünler o kadar çok girdi ki hayatımıza, hastalık oranları da bir o kadar arttı. Lezzetli olan her yiyeceğin içinde kesin zararlı bir madde olduğunu gördük. Haliyle içindekiler kısmını okumak da artık takıntı oldu...:)

Evet ben kimi mimliyorum: yine en sevdiğim bloglardan biri Esradan Dünyaya
Sevgiler...

19 Mart 2012 Pazartesi

Kesinlikle Denemeniz Gereken Çok Basit Bir Çorba: Erişteli Yeşil Mercimek


Aslında bu çorbanın birçok adı var. Bazen işyerinde yemekhanede çıkıyor. Listede adı: Köylü çorba. Biz Afyonda oturuken oralarda öğrendiğim adı çok komik gelmişti. Orada bu çorbaya Sakala Çarpan deniliyor:)
Sanırım yerken erişteleri sarkıp sakala değiyor diye :))

Geçen yazımda yazmıştım ev eriştesini. O zaman makarna olarak yapmış ve resmini paylaşmıştım. Erişteyi bir diğer pişirme yolu da böyle çorbalarda kullanmak. Eğer ev yapımıysa erişteniz inanılmaz lezzet katıyor.
Bu pişirdiğim çorba da inanılmaz lezzetli oldu. Eşim çok ama çok beğendi. Üstelik yapımı da inanılmaz kolay. Soğanları ince kıyıp yağ ve salçayla kavuruyorsunuz, mercimek ve erişteyi ekleyip üzerine suyu koyup pişiriyorsunuz:) Veeee afiyetle yiyorsunuz:))

18 Mart 2012 Pazar

Lorelei Diyor ki: Kimliğimiz ve mesleğimiz: Tepe Noktası (2)


Kimliğimizi ve mesleki davranış tarzımızı belirleyen Tepe Noktası (MC)’nin hangi burçta nasıl işlediğini anlatmaya devam ediyoruz. MC’nin durumu kişinin kariyerini ve kariyerini belirleyen kimliğini gösterdiği için çok önemli. Bu hafta MC; aslan, başak, terazi ve akrep burçlarında nasıl çalışıyor ona bakalım isterseniz.

MC Aslan: Hedefini yüksek tutar ve bu hedefe giden yolu çok iyi bilir. Kişisel kararları yerindedir ve bilinçli adım atar. Hedefine ulaşmak için yeterli güce sahiptir. Sabrın onu hedefine ulaştıracağını bilir. Grubun bir parçası olmak istemez. En tepedeki kişi olmak ister. Organizasyon yeteneği oldukça gelişmiştir. En tepeye ulaşmak için pek çok denemesi olabilir. Bu deneme-yanılmalar onu yıldırmaz. Çabalarında başarılı olacağını bilir. Kendine güveni her zaman yerindedir. Oyun onun kuralına göre oynanmalıdır. Bir işi ne zaman bırakacağını, ne zaman kuvvetle sarılacağını iyi bilir. Zor durumları mizahi yönden ele alır. Yetenekleri ile yaptığı işte ayaklarını yere sağlam basar. Güçlüdür ve adımları dikkatlidir. Olayları arzu ettiği şekilde değiştirebilir. Cesaretini korur.

MC Başak: Eleştirileri yapıcı olmaktan çıkıp ufak tefek şeyleri kritik etmeye varabilir. Çevresindeki olumsuzluklar karşısında insanları eleştirmektense, bu olumsuzluklardan bazı dersler çıkarmalıdır. Fiziksel düzen onun için önemlidir. Pratik yaşam için her şey yerli yerinde olmalıdır. İyi eğitimci olabilir Bir konuya uzun süre dikkatini vererek derin tecrübe edinir. Terfi etmek için uğraşmaz. Bunun kendiliğinden olması gerektiğini düşünür. Entrika çevirmesi zordur. Aynı kariyer pozisyonunu yıllarca sürdürebilir. Tutumludur ve az para ile yetinmesini bilir. Araştırmacıdır. Parçayı bütünden ayırmadan parçalar üzerinde ayrı ayrı çalışmak ve üzerine odaklanmak doğal yeteneğidir. Durumları iyice analiz ederek karar alır. İş ortamında zorluklar olduğunda, engin tecrübesiyle çevresindekilere fener olur.

MC Terazi: Düşünceye dalmak onun için doğaldır. Derin düşünmek sezgisel yetenek oluşturur ve iyi bir tasarımcı olmasını sağlar. Kariyer çevresinde çoğu zaman uyumlu tavırlar sergiler. Fikirlerinin desteklenmesini bekler. Yeteneğini en iyi sergileyecek biçimde performans gösterir. Başarı elde edebileceği konusunda umutluysa, gereken mücadeleyi verir. Başarısız olabileceği bir durumda enerjisi düşer ve başkalarının onu desteklemesini bekler. Nerede olmak istediğini ve nerede olabileceğini iyi bilir. Sosyal statüsü ne olursa olsun insanlarla iyi ilişki içindedir. İletişim yeteneği ile her durumun üstesinden gelebilir. Durumlara uyum sağlayarak başarı elde eder. Her farklı kararın, her durumun iki yüzü arasında bir denge arar. Bu denge onu başarıya götürür.

MC Akrep: Yapıcı ve yıkıcı duygular bir aradadır. Kariyer ile ilgili düşünceleri değişebilir ve değişimi kolaylıkla atlatabilir. Kendi değerini abartabilir. İçsel enerjisini geliştirebilir. Enerjisi sonsuz değidir. Fiziksel ve duygusal sınırlarını bilmelidir. Hedefleri genellikle uç noktalardadır. Belirli bir kutba güçlü bir şekilde odaklanır. Yeterince çaba gösterirse imkânsızı başarabileceğine inanır. Dünyayı hisleri ile anlar. İnsanları potansiyellerini kullanmaları için onları teşvik edebilir. Zor kararlar almak zorunda olan insanlara yardım eder. Ne istediğini bilir, kendinden ve hedeflerinden emindir fakat bu hedefe giden yönü belirlemekte zorlanabilir. Hırsları ve tutkuları güçlüdür. Her türlü duruma karşı gücünü koruyabilir. Başarıya ulaşabilmek için gerekirse kendini kurban edebilir.

Lorelei

16 Mart 2012 Cuma

Örgü Papağanım


Annemin elişlerinden biri yine örgü papağan. Biliyorum belki kendim yapıp sergilemek yerine annemin yaptıklarını sizinle paylaşmam biraz hazırcı olamak gibi:) Ama ne yapayım ben o kadar çabuk bitiremiyorum başladığım işi.

Ama işlediğim çok güzel bir masa örtüsü takımı var, bitmek üzere hem de:) söz bitince onu paylaşıcam. Bu arada işlemek derken kanaviçeden bahsediyorum:) Çok zevkli değil mi kanaviçe:)

Bugün öyle lafı çok da uzatmadan annemin örgü papağına gelmek istiyorum. Papağan tığla örülüyor. Annem de bir komşusunda görmüş. Uzunca bir çubuğun ucuna geçirip, çubuğuda saksıya saplamış. Böylece sanki papağan çiçeğe konmuş gibi duruyormuş. Maalesef benim öyle büyük bir salon çiçeğim olmadığı için ben tüle tutturup öyle resmini çektim. Umarım beğenirsinz:)

15 Mart 2012 Perşembe

Bonvagon ile Hobi Keyfi 25 TL Kazandırıyor!

Henüz tanışmamışlar için; Bonvagon, “gezer, seçer, getirir!” mottosuyla geçtiğimiz Eylül ayında yola çıkmış ve kısa sürede popüler hale gelmiş bir alışveriş kulübü. Gerek sitenin sade ve niş tasarımı gerekse kampanyaların içerikleriyle bugüne kadar bildiğimiz alışveriş sitelerinden çok farklı. Her gün yepyeni kampanyaları ile sıradışı tasarımcıları, zevk sahibi ve şık markaları ve hayata keyif katan aktiviteleri %70’e varan indirimlerle sunarak alışverişi keyife döndürüyor.

Boş zamanlarınız için keyifli keşifler sunan site, kendinize kategorisi adı altında üyelerini puzzlelar, Victorinox çakılar, koleksiyon arabaları, Celestron dürbünler gibi bir çok hobi ürünüyle buluştururken makaron kursundan takı atölyesine, Balat turundan şarap tadım aktivitelerine kadar hobilere yönelik bir çok aktivite sunuyor.

Türk tasarımcıları buluşturdu.

Bonvagon’u heyecanla takip etmemizin bir diğer sebebi de tematik kampanyaları. Bu hafta Sıra dışı Tasarımcılar, Konuşan Tasarımlar isimli kampanyasıyla Türkiye’den seçtiği 27 tasarımcıyı, en orijinal ürünleri ile birlikte tasarım tutkunlarının karşısına çıkarıyor. Aida Pekin, Karaca Erdem, Dani Benreytan, Itır Saran’ın da içlerinde bulunduğu tasarımcıların eşi görülmemiş tasarımları sadece bir kaç tık ile ulaşılabilir hale getiriyor. Gelecek aylarda bizi bekleyen sürprizlerden ilk önce haberdar olmak için merakla Bonvagon’u takip ediyoruz. www.bonvagon.com’a hala üye olmadıysanız, acele edin deriz. Çünkü Mart ayı boyunca Bonvagon'a davet ettiğiniz her arkadaşınız sayesinde hem siz hem de arkadaşınız 25TL kazanıyor!

Bir bumads advertorial içeriğidir.

14 Mart 2012 Çarşamba

En Son Ne Okudum: Küçük Mucizeler Dükkanı


Sonunda okuduğum kitabı bugün bitirdim ve hemen paylaşayım dedim. Kitabı internette kitap ararken bulmuştum. Yılın en çok satan kitapları arasındaydı. Merak edip okumalıyım diye düşündüm ve hemen kitabı edindim. Aslında çok akıcı bir kitaptı ama ben sadece trende işe gidip gelirken okuyabildiğim için uzun sürdü biraz. Ama netice olarak bitirdim ve mutluyum:)

Kitaba başladığımda kitabı kendi ağzından anlatan bayanın kanser hastası olduğunu ilk okuduğumda biraz içim burkuldu. Sanki okuyamayacağım gibi geldi. Ama ilerleyen sayfalarda kitap pozitiflik abidesiymiş onu gördüm. Kitabın kahramanları olan 4 bayan hepsi mutlu oldu. Bu da işte bu kitabı daha okunabilir kılan bir özellik oldu:)

Kitabın içinde az önce de yazdığım gibi 4 tane bayan var, İyi kötü hayatlarına devam ederken yolları Lynda Hofmann'ın örgü dükkanında kesişir. Dükkanın adı: Bir Yumak Mutluluk. Bundan sonrası zaten kitabın adı gibi küçük mucizeler dolu. Okuduğunuzda zaten göreceksiniz.

Bu arada kitabın yazarı Debbie Macomber'in bir sitesi var. Merak edip açtım:) ve örgü motifleri falan çıktı karşıma. Ayrıca sitenin çok hoş bir köşesi de bayanlar yaptıkları işleri sergiliyorlar, bu işler ihtiyaç sahiplerini buluyor. Çok güzel bir yardımlaşma şekli olmuş. Çok hoşuma gitti. Bir de kitabın sonunda bebek battaniyesi modeli vermiş. Benim pek bir öresim geldi:)

13 Mart 2012 Salı

Çok Kolay Ama Çok Lezzetli Bir Yemek: Fırında Patatesli Köfte


Dün akşam eve gidip çok kısa sürede yaptım. Ama bu kadar lezzetli olacacağını doğrusu hiç düşünmemiştim. O yüzden iyi ki fotoğrafını çekmişim ki sizlerle paylaşabiliyorum.

İçinizde benim gibi çalışan bayanlar mutlaka vardır. Akşam işten yorgun argın dönersiniz ve yemek pişirip sofra hazırlasınız. Çok yorucu olur hep değil mi? Ben de artık böyle çabuk ve pratik yemekler yapmayı alışkanlık edinmeye başladım. Mesela eve ilk gittiğimde aklımda köfteleri kızartıp, yanına da patates püresi koymak vardı. Sonra birden aklma patateslerle köfteleri birlikte fırına verip üzerine kaşar rendesi koymak geldi. İyi ki de geldi. Gerçekten sonuç çok güzel. Ayrıca kızartma olmadığı için (ekstra sadece 1 çorba kaşığı kadar yağ koydum) çok da hafif bir yemek oldu. Domates ve biber de hem lezzet kattı:) hem de yemeğimi süsledi.

Bu arada köfteyi yoğururken sadece biraz baharat koydum. Onun dışında hiç baharat veya salça koymadım. Tepsiyi fırına vermeden önce yarım çay bardağı kadar su ekledim dibine. Yaparsanız diye söylüyorum afiyet olsun şimdiden.

12 Mart 2012 Pazartesi

Lorelei Diyor ki: Kimliğimiz ve mesleğimiz: Tepe Noktası (MC)


 MC (Medium Coeli) yani Tepe Noktası, bilinçli egomuzu gösterir. 1. Ev yükselen burcumuzu gösterirken 10. Ev de MC’yi gösterir. MC’nin bulunduğu burç, kariyer yaşamındaki tecrübelerimizle geliştirdiğimiz tutumlarımızı, yaşadığımız zorluklar karşısında geliştirdiğimiz özelliklerimizi gösterir. Toplumsal kimliği açıkladığı için açıkça ortaya koyduğumuz tavırlarımızı gösterir. Toplumsal konularla ilgili ve kariyer hayatımızda yaşadığımız olaylara karşı gösterdiğimiz tepki, MC'nin bulunduğu burçla ilgilidir. MC'nin bulunduğu burç, haritadaki kariyer potansiyelinin ne şekilde gösterildiğini açıklar. MC derecesinin açıları, onuncu evde bulunan gezegenler ve daha pek çok faktör kariyer yaşantımızı ve toplum önündeki kimliğimizi etkiler.
MC’yi bulabilmek için yükselen burcumuzu bulmak için kullandığımız ücretsiz doğum haritası çıkaran sitelerden yararlanabiliriz. En baştan başlayalım. MC’niz Koç ise kariyeriniz, toplumsal kimliğiniz ve zorlukları neler bir bakalım:
MC Koç: Mesleği aracılığıyla kendini fark ettirmek ister. Önce kariyer kimliğinin ne olacağını belirler, sonra o pozisyonu elde eder. Hedef belirlemede iyimserdir ve kendine güvenir. Hayatının kendi kontrolünde olduğunu düşünür. Belirlediği hedefe ulaşabileceğine inanır. Kendine güvenir, hedef belirler ve bu hedefin üzerine gider. Hedefleri kendine yöneliktir. Fikirleri ve hedefleri doğrultusunda ilerlerken başkalarının onayını almayı beklemez. Kendini göstermek için aceleci davranabilir. Plansız girişimlerde bulunabilir. İyi niyetle de olsa düşüncelerini pratikte uygularken hataları olabilir. Yaşayarak öğrenir ve tecrübe eder. Ani kararlardan kaçınmalıdır. Liderlik yeteneği vardır. Başkalarını kolaylıkla heveslendirerek harekete geçirebilir. Başkalarını yönlendirmede diktatörce tavırları olabilir. Hedefleri ben merkezcil olmamalı ve grup, organizasyon amacı taşımalıdır. Organizasyon ve iletişim yeteneklerini geliştirmelidir. Hırslıdır. İstediklerini elde ettiğinde hırsları açgözlülüğe dönüşebilir. Projeyi başlatandır. Bazen bir fikirden vazgeçmeyi veya başkasının bu fikri tamamlamasına izin vermeyi ve başka bir projeye geçmeyi kabullenmelidir. Problemlerin üstesinden gelme kapasitesi vardır. Planları geliştirebilir, zorlukları yaratıcı yollarla aşabilir.
MC Boğa: Kariyeri söz konusu olduğunda sahip olduğu yetenekleri iyi bilir ve başkalarının kariyeri konusundaki onayını reddedebilir. Kendi inançlarını, değer yargılarını savunur. Aileden geleni kabul etmeyebilir ya da çalıştığı ortamda kendi inançlarını, değer yargılarını savunabilir. Sadece kendi inançlarının doğru, başkalarınınkilerin yanlış olduğunu düşünebilir. Fikirleri kendine odaklı olabilir. Başkalarının değerlerini hiçe sayabilir. Neyi arzu ettiğini iyi bilir. Mesleği aracılığıyla hayatında konforu sağlamak ister. Şu anda neye sahip olduğunu ve bir sonraki aşamada neyi elde etmek istediğini iyi bilir. Yaratıcılığına odaklanır. Sonuca ulaşmak için inat, ısrar önemli bir etkendir. Önüne çıkan engeller karşısında dirençlidir. Başkalarının bunu anlaması önemli değildir. Doğru pozisyona ne zaman ulaşacaklarını bilememek problemleridir. Her yeni bilgiyi sindirmek için zamana ihtiyaç duyar. Yeniliğe izin vermeyi, farklı bir projenin oluşumu için belli bir projede tıkılıp kalmamayı, paylaşmayı öğrenmelidir. En kötü olaylardan sonra bile bir sonraki raunda hala hazırdır. Değişmek onu korkutabilir. Kendine ait inançları belli ve kesindir, fakat bunu başkalarına kabul ettirme ihtiyacı duymaz. Ya da başkaları onun inançlarına sorgusuz, sualsiz uysun isteyebilir.
MC İkizler:  Kariyer konusunda oldukça esnektir. Karşılaştığı değişikliklere rahatlıkla uyum sağlayabilir. Duruma göre hareket etmesini iyi bilir. Kariyer yaşamında iletişim çok önemlidir. İletişim aracılığıyla iş ilişkisi içinde olduğu insanların ihtiyaçlarını kavrayabilir ve böylece daha başarılı olabilir. İyi bir ara bulucu, müzakereci, ikna edicidir. Kurnaz, hilekar olabilir. Çünkü yönünü, tavrını kolaylıkla değiştirebilir. Kariyeri söz konusu olduğunda zihni çok aktif işler. Böylece acil durumlarda çözüm üretebilir. Mesleği el becerileriyle ilgili olabilir. Bir fikre, hisse derinden bağlanmak gerektiğinde aynı beceriyi gösteremez, fakat değişen durumlara kolaylıkla ayak uydurabilir. Düşünerek hareket eder. Problemlerini zihinsel yolla çözer. Genellikle mantık ikinci sırada gelir. Ancak bir problem olduğunda mantığı devreye girebilir. Fakat bir işten diğerine geçerken mantıktan çok kalbinin sesine göre hareket eder. Bugün ile gelecek arasında iyi bir bağ kurar, gelecekte işe yarayacak iyi fikirler üretebilir. Aynı anda birden fazla kariyer sahibi olabilir. Bu durum enerjisinin bölünmesine ve etkili sonuç alamamasına neden olabilir. Bununla birlikte yaptığı her işte başarılı olabilir. Hareket halinde olmayı gerektiren, ilgisini değişik konularla canlı tutabilecek işlerde başarılı olabilir.
MC Yengeç: Önce kendine bir kariyer alanı belirler ve belirlediği bu alanı korur. Eğer değişim isterse bunun uygun zamanını kollar. Eğer şartlar umduğu yönde gelişmezse problem başlar ve isteklerini elde etmek için içgüdüsel tepkiler verebilir. Yine de, her ne kadar kariyerindeki olumsuz gidişat onu derinden etkilese de kendi kendine şifa verebilecek, kendini bir sonraki güne hazırlayabilecek ölçüde duygusal yönden güçlüdür. Düşüncelerini, hislerini dışarıya yansıtarak insanları etkiler. Başkalarını düşünür, korur ve gözetir. Başkalarını beslemeyi bilinçli bir şekilde yapmaz, bu doğasında vardır. Ay’ın etkisiyle başkalarının neye ihtiyacı olduğunu hisseder. Başkalarına yardım eder. Fiziksel olarak beslemenin dışında duygusal ve ruhsal yönden destek verir. Kariyer yaşamında bulunduğu noktaya gelene kadar edindiği maddi, manevi her şeyi korur. Bu birikim onun için çok kıymetlidir. Ne kadar yoğun bir kariyer yaşantısı olsa da ailesine zaman ayırır. Hislerini kullanabileceği bir iş alanı yoksa kendisini bloke olmuş hisseder. Bu blokajı aşmak onu geliştirir. Her zor duruma karşılık verebilir. Cevap vermemeyi de seçebilir. Sempatik tavırları ile durumların üstesinden gelir.
Haftaya kaldığımız yerden devam edeceğiz.
Sevgiyle kalın…
LORELEİ
Kaynak: Astrozenith

9 Mart 2012 Cuma

Semt Pazarları Kalkmasın


Siz de semt pazarlarında gezmeyi sever misiniz? Ben çok sevdiğimi daha önce yazmıştım. Hatta pazar anılarımdan bahsetmiştim. Pazarda gezerek hem meyve ve sebzede daha çok çeşit bulabiliyorum, hem de fiyatlar biraz daha ekonomik olduğu için daha ucuza geliyor.

Ama geçen gün haberlerde semt pazarlarının kalkacağı haberini izledim. 15 Marttan itibaren sokak aralarında kurulan pazarlar kaldırılacakmış. Belli yerlere pazaryeri kurulacakmış. Nedeni de araç ve yaya trafiğine engel olmalarıymış. Ben bu mantığı hiç anlayamadım. Senelerdir, o sokaklarda yaşayan semt sakinleri halinden memnun, her hafta malını yüklenip gelen, sabahtan akşama kadar kar, soğuk demeden bekleyen pazarcı memnun; kimbilir kaç günde bir oraya yolu düşen taksici veya ne biliyim araç sahibi şikayetçi... Hem o gün orda pazar kurulduğunu bilen pekçok kişi o günlük yolunu değiştiriyor genellikle. Yani trafiği bahane etmek çok gereksiz bence.

Ben bu durumdan pek hoşnut olmadım ve bunu da sizlerle paylaşmak istedim. Dün akşam eşimin dediğine göre pazarcılarda hiç memnun değilmiş. Eee haklılar tabi. Sonuçta ekmek paralarını kazanıyorlar.

8 Mart 2012 Perşembe

Bütün Bayanların Bu Günü Kutlu Olsun...


Dünkü yazımda sabahları hazırladığım beslenmeden bahsetmiştim:) Hani mini kekcikler yapmıştım. Bu sabaha da yetti onlar. Bir eşime bir bana:) Ama yanına ilave de kıymalı börek yaptım. Birer dilim de ondan ekledim. Bu sefer böreğin resmini koymayacağım:) Her yaptığımın böyle resmini koyunca ayıp oluyor gibi geldi sanki;)
Zaten hazır yufka ile yapılmış bir börek, herkes yapar ki bunu;)

Aaa ama en önce söylemem gerekeni unuttum. Bugün 8 Mart yani Dünya Kadınlar Günü.. Tüm bayanların bu özel günü kutlu olsun:) Ben hiç merak edip de bakmamıştım şimdiye kadar, neden her yıl 8 Mart ta Kadınlar Günü kutlanıyor diye. İlk defa bu sene merak ettim ve google da resme tıkladım. Açılan sayflardan wikipedia dan okudum. Sizinle de öğrendiklerimi paylaşmak istiyorum: Bugünün çıkış kaynağı 8 Mart 1957 yılında ABD nin Newyork şehrinde bir tekstil fabrikasındaki işçiler kötü çalışma koşulları yüzünden bri grev başlatır. Polis işçile kötü davranır ve işçileri fabrikaya kilitler. O sırada fabrikada yangın çıkar ve işçilerin bazıları fabrika önüne kurulan barikatlardan kaçamaz. Çoğu kadın olan 129 kişi ölür. Cenazeye 10.000 i aşkın kişi katılır. Bundan yaklaşık 50 yıl sonra da bu günün Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasına karar verilir.

Biz de bugünün kıymetini bilellim o zaman. Kadınlar senede bir gün de olsa hatırlanıyor diye. Sosyal paylaşım siteleri üzerinden hediyeler dağıtılıyor, internette alışveriş siteleri kadınlara hediye çekleri gönderiyor, kargo ücreti almıyor, radyolarda şarkılar kadınlar için çalıyor, televizyonlarda kadınlar gününe ithafen programlar yapılıyor. Peki yetiyor mu? Şanslı kısmı mutlu edebiliyor belki ama bir de şanssız kesim var. Sol sütunda haberi çıkan kadın mesela. "8 Mart Dünya Kadınlar Gününde Kadın Cinayeti" manşetli haberin kahramanı. Ya işte böyle bizim ülkemiz. Her ne kadar sene de bir gün baş tacı edilsek de aramızda  ezilen, sürekli şiddet gören ve sesi yaşarken duyulmayan gizli kahramanlar var.

7 Mart 2012 Çarşamba

Sabah Çayı Yanında Bu Mini Kekcikler İyi Gider:)

Güneşli bir günden herkese günaydın. Umarım iyisinizdir. Ben hava böyle güneşli ve aydınlık olunca çok mutlu oluyorum. Kendimi daha iyi hissediyorum.:)

Bugün paylaşacağım mini keklerim var:) Dün akşam acele acele yaptım. Sabah kahvaltısı olarak yemek için. Sabahları uyanıp da kahvaltı hazırlamak bu aralar çok zor gelmeye başladı. Havalar daha da ısınınca normale dönerim diye düşünüyorum. Şimdilik sabahları eşime ve kendime hızlıca beslenme çantası hazırlıyorum. Bu sabahki beslenme çantamızda da bu minik kekciklerden var. Böyle küçük kalıplara dökünce farklı içeriklerde yapma şansım da oldu. Üç çeşit yaptım. Cevizli tarçınlı, kuru kayısılı ve kakaolu:)


Her bayanın kısa bir kek tarifi vardır. Benim tarifim çok kolay. Birde çok az yağlı olduğu için biraz daha hafif. Üç yumurta ve 1,5 bardak toz şeker (daha az da olabilir isteseniz) bir kapta çırpıyoruz. İçine, bir bardaktan 2 parmak kadar az süt ve kalan boşluğu da yağ ile doldurduğumuz karışımı ekliyoruz. Vanilya, kabartma tozu ve 2,5 bardak unu da ilave edip karıştırıyoruz:) Önceden ısıtılmış fırında pişiriyoruz:)  ve Afiyet olsun diyoruz:)

Bakalım yarın beslenme çantamıza neler koyacağım:))

6 Mart 2012 Salı

Nefis Anne Lezzetleri: Erişte Makarna




Ben böyle doğal ev yapımı lezzetlere bayılıyorum. İçinde katkı maddesi olmayan, sadece doğal, herkesin evinde bulunan  ürünlerle hazırlanan gıdalar tüketmenin de gerçekten çok önemli olduğuna inanıyorum. Bunu elime geçen her fırsatta yazıyorum biliyorum ama yine yazmadan edemicem. Bir ürün pakete girdimi onun raf ömrü uzasın diye içine sayısız sağlığa zararı dokunabilecek katkı maddeleri de ilave ediliyor. O yüzden en güzeli kendi evinde kendin yapmak:)

Ben henüz denemedim, maalesef vaktim olmadı ilk fırsatta kendim de yapmak istiyorum. Bu sefer erişteler kayınvalidemden. Sağolsun çok güzel yapmış, ellerine sağlık:) Bana da pişirip, resimlerini çekip burdan paylaşması düştü:)

Ev yapımı nefis erişte makarnanın yanına da en güzel köfte yakışır diye düşündüm:) Veee köfteler de benden...

3 Mart 2012 Cumartesi

Lorelei Diyor ki: Merkür gerilerken neler olabilir?


Astrolojide Merkür, genel anlamda iletişim, antlaşmalar, yazılı metinler, sözleşmeler ve sözlü taahhütler, alım satım, pazarlık ve eğitimle ilgilidir. Merkür’ün geri hareketi iletişimsel karışıklıklara, yanlış anlaşılmalara, dalgınlıklar ve unutkanlık sonucu meydana gelen aksamalara işaret edebilir. Merkür geri harekette iken girişeceğimiz yeni işlerde, yapacağımız sözleşmelerde şartlar aniden tersine dönebilir. Yapılacak sözleşmelerde, belge veya bilgi eksikliği söz konusu olabilir.
Bu yüzden Merkür geri harekette iken önemli adımlar atmamak gerekir. Eğer atmak zorundaysak, içinde bulunacağımız şartları çok iyi değerlendirmeliyiz. Ayrıca, gelecekte karşılaşacağımız olası problemlerin önlemlerini almalıyız. Kısacası, imzalamamız gereken belgeleri çok iyi okumalı, yeni satın alacağımız şeyleri çok iyi kontrol etmeliyiz. Tabii bir de parasal alışverişlerimizde dikkatli olmalıyız. Özellikle bilgisayarların iyi korunması, önemli bilgilerin yedeklenmesi gerekir.
Bu yıl Merkür üç kez geriliyor. İlki çok yakın bir tarihte. İsterseniz önce ona bakalım.

12 Mart-4 Nisan 2012 tarihleri arasında Merkür, Koç burcunda gerilemeye başlayacak ve gerilemesini Balık burcunda sürdürecek. Koç burcu yeni işleri, cesareti, keşifleri ve yeni adımları anlatır. Olumsuz yönü acelecilik ve düşünmeden yapılan hareketlerdir.
Merkür’ün Koç burcunda gerileyeceği 12-23 Mart arasındaki tarihlerde acelecilikten kaçınmalı, yapacağımız işleri birkaç kez gözden geçirmeliyiz. Koç burcundaki gerileme sırasında, var olan fazla enerjimizi içe yöneltmeli, kişisel gelişimimizi ve kendimizi keşfetmeliyiz.

Merkür 23 Mart-4 Nisan arasında Balık burcunda gerilemeye devam edecek. Merkür’ün balık burcunda gerilemekte olduğu günlerde içe çekilebiliriz. Ayrıca, kendi iç bilgeliğimize danışabiliriz. Ama bu tarihler arasında günlük konularda takılabiliriz, dikkat! Merkür hem Balık’ta hem de geri hareketli olunca, zihinsel dağınıklıklar, dalgınlıklar artabilir.

15 Temmuz-8 Ağustos 2012 tarihleri arasında Merkür, Aslan burcunda geriliyor. Aslan burcu yönetme, merkezde olma, dikkat çekme, yaratıcılık ve sergilemeyle ilgilidir. Bu tarihler arasında olayların merkezinde olacağımız, idare edeceğimiz, yaratıcılığımızı sergileyeceğimiz projelerde adımlarımızı dikkatli atmalıyız. Yetenek ve yaratıcılığımızı, sergileyeceğimiz işleri gözden geçirmemiz için güzel bir fırsat olan bu dönemi değerlendirebiliriz.  

7 Kasım-27 Kasım 2012 tarihleri arasında Merkür Yay burcunda gerilemeye başlayacak ve bu gerilemesini Akrep burcunda sürdürecek.  Yay burcu eğitim, yayıncılık, yabancılarla ilgili işler, yolculuklar, yeni keşifler ve icatlar, inançlar, bilimle ilgilidir.

7 Kasım ile 14 Kasım arasında Merkür Yay burcunda gerileyeceğinden yolculuklarda gecikme ve ertelemeler, yayıncılık alanında gözden kaçan hatalar, eğitimle ilgili projelerde aksama ve ertelenmeler, fikir değişiklikleri oluşabilir. Bu dönemi inançlarımızı, hayat görüşlerimizi, öğrendiklerimizi gözden geçirmeli, kendi iç bilgeliğimize yönelmeli ve iç sesimizi dinlemeliyiz.

 14 Kasım ile 27 Kasım arasında Merkür Akrep burcunda gerileyecek. Akrep burcu araştırmacılık, psikoloji, fizik ve kimya gibi bilimsel alanlar, cerrahi ve tıbbi konular, şifacılıkla ilgilidir. Bu alanlarda çalışıyorsak veya bir süre için bu konularla ilgiliysek Merkür gerileme döneminde dikkatli olmak zorunda kalabiliriz. Akrep’te Merkür gerilemesi aynı zamanda Balık burcundaki gerilemede olduğu gibi iç sesimizden daha iyi yararlanacağımız bir dönemdir, bunu da unutmayın.

Haftaya kadar dikkatli, planlı ve huzurlu günler…

LORELEİ

2 Mart 2012 Cuma

Bir Film Dizi Oldu Tam Oldu.


Belki aranızda izleyenleriniz vardır. Filmin adı: Sleepers. Türkçe adı ise Kardeş Gibiydiler. Dizi halini ise bu hafta televizyonlarımızda gördük yayına girdiğinde. Dizinin adı Suskunlar. Maalesef ben izleyemedim. Daha doğrusu filmi bildiğim için içimden izlemek pek gelmedi. İsterseniz önce filmi biraz tanıyalım.




 Filmin Orijinal adı: Sleepers. Türkçe Adı: Kardeş Gibiydiler. Kimler oynuyor diye sorarsanız, cevabım kimler oynamıyor ki:)  Hemen saymaya başlıyorum. Robert De Niro, Brad Pitt, Kevin Bacon, Jason Patric, Dustin Hoffman. Yönetmeni ise Barry Levinson. Film 1996 yapımı ve imdb puanı: 7.4 


Filmde birbirine çok yakın dört arkadaşın çocuk yaşta yaptıkları bir hatanın bütün hayatlarına mal olması anlatılıyor. Yapmak istedikleri çocukça bir şaka bir insanın ölmesine neden olur ve çocuk ceza evine gönderilirler. Burada cezaevi gardiyanlarının taciz ve şiddetine maruz kalırlar. Büyüdüklerinde ise 4 arkadaş intikam almak üzere tekrar bir araya gelirler.


Gördüğüm kadarıyla dizi de birebir aynı gibi görünüyor. Bakalım nasıl olacak. İnternetteki yorumlardan okuduğum kadarıyla ilk bölümü çok beğenilmiş. Hadi hayırlısı...

1 Mart 2012 Perşembe

Türk Lirası Yeniden İtibar ve Değer Kazanacak

Türk lirasının yeni simgesi ni gördünüz mü? Yapılan tasarım yarışmasıyla seçilmiş. Yeni Simgenin tasarımcısı da Tülay Lale. Hemen simgenin resmini paylaşayım önce:


LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...