nefis yemekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nefis yemekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mart 2014 Pazartesi

Diyet ve Ekmek


Herkese mutlu haftalar dilerim öncelikle. Hayatımın en keyifli anlarını yazdığım bu sayfamda üzücü olaylar olduğunda sessiz kalmayı tercih ettiğimden bir süredir uzak kaldım buralardan. Ha şimdi her şey çok mu yolunda? Değil belki ama hayatımıza devam ediyoruz sahip olduklarımıza şükrederek. 

En son gurur yazısıyla karşınıza geleceğimi yazmışım. O zaman bu geç kalmış bir gurur yazısı olsun. Çünkü en son yazımdan bu yana, ciddi anlamda şeker ve ekmekle aramı açtım. Şeker yok, ekmek yok değil ama az ve öz, bisküvi, kurabiye, hamur işi yok, yok da yok.

Özellikle üşenmeden sırf canım istedi diye yaptığım kurabiyeler, kekler yok. Hele burada tarifini de verdiğim ve tadına bayıldığım için evden hiç eksik etmediğim o cookie ler var ya, bol tereyağlı şekerli olan. Onlar hiç yok.

Yok diyorum ama daha bir hafta yeni oldu. Nereye kadar sürecek bilmiyorum ki:)) Her neyse bakalım göreceğiz artık. Bu arada farkettiyseniz ekmek için az ama öz demiştim. İşte o öz be öz benim kendi ekmeğim. Kendi ellerimle yaptığım ekmek. 

Süt, maya, tuz ve un birleşir. Yoğurulur ve hamur oluşur.


Hamur kabarır...


Kabarır.....


ve pişerek ekmek olur.


Sonra da afiyetle sıcacıkken yenir. Ama az yenir.

Not: Ekmeğimin unu 7 tahıllı un, içerisine de lezzet versin diye biraz zeytin ve ceviz ekledim. O kadarcıkdan bişey olmaz.



4 Mart 2014 Salı

Elmalı Mozaik Pasta


Çok değişik ve güzel bir tatlı oldu. Eşimden referanslı hem de:) O pek tatlı sevmez ama bu tatlıyı çok beğendiğini söyledi. Ben de bir fikir olması açısında sizinle paylaşmak istedim.

Üç orta boy elmayı rendeleyip, 4 çorba kaşığı şeker ile bir tavada öldürüyoruz. Sonra bir kapta parçaladığımız pötibör bisküvilere katıyoruz. Arzu edişinize göre damla çikolata , kakao, fındık, ceviz, kuru üzüm veya kuru kayısı da ilave edebilirsiniz. Ben hepsini ekledim:) Çok da güzel oldu. Aslında niyetim top top yapıp cupcake kağıtlarına koymaktı. Biraz tembel işi oldu:)) Strece sarıp, buzdolabında beklettim.

20 Ocak 2014 Pazartesi

Kurabiyenin Hası


Uzun zaman oldu yazamadım. Ama çok uzaklarda değildim. Ya topinin başında mama yedirmeye çabalayıp, fışkırttığı mamaları temizledim ya da onu güç bela uyutup motif örmeye devam ettim.  Yazmaya firsat bulamadim belki ama en sevdigim blogları takipteydim.



Bol bol yedim:)
Hele son gunlerde en buyuk keyfim kurabiye yapip yemek. Degisik denemeler yapiyorum. Ama bu son yaptigim ustalik eserim oldu diyebilirim. Sutun yaninda nefis bir aksam atistirmaligi. Ogrendim ya ben bunu artik hep yaparim ki;)
Tarifi googleda cookie tarifi diye yazarak buldum. Feyza in the mutfakta blogun adi. Oyle guzel anlatmis ki kurabiyenin lezzetini, bir suru cookie tarifinin icinden onu sectim. Cok da iyi yapmisim.  Kutabiyeler oyle agizda eriyen kuru cinsten degil. Boyle hafif kek kivaminda ,ici yumusacik:) Ben de öyle bir anlattım ki... Hemen tarifini yazayim o zaman:

Malzemeler

300 gr toz seker
200 gr tereyag
1 yumurta
75 gr kakao
1 paket hamur kabartma tozu
275 gr un
Damla .cikolata veya parcalanmis cikolata

Yapilisina gelirsek:

Once tereyag ve sekeri mikserle cirpiyoruz. Yalniz tereygin oda sicakliginda ve kup kup kesilmis olmasi gerekiyor. Ardindan yumurtayi kirip cirpmaya devam ediyoruz. Daha sonra kakaoyu ekliyoruz. Bundan sonrasi kasikla karistirmaya devam. Un ve kabartma tozunu ilave ediyoruz. Artik hamur bayagi sertlestiginden 1 yemek kasigi kadar soguk sut ilave edebiliriz. Damla cikolatalari da ekledikten sonra hamurumuz hazir ve parcalar koparip yuvarlayip tepsiye dizebiliriz. Onceden 200 derecede isitilmis firinda 10-15 dakika kadar pisiriyoruz. Bu arada asıl tarifte hamuru yuvarlayıp ortasına beyaz çikolata koyuyorlardı. Evde beyaz çikolatam yoktu ama bi dahaki sefere ben de öyle deneyeceğim. Bir de kakaosuzunu deneyeceğim:)

Önemli notlar:

***75 gr kakao bana cok geldiginden ben 50 gr kakao koyup , yerine 25 gr daha fazla un koydum. Daha bile az kakaolu olabilir. Damak zevkinize kalmis.
***Şu gr li ölçüleri hiç sevmiyorum. Bardak, fincan hesabi kesinlikle daha pratik ve kolay. Faydali olur belki diye yaziyorum:
1bardak seker = 200 gr
1 bardak un = 140 gr
1 su bardağı kakao =  105 gr.

Hiç abartmıyorum. Gerçekten çok güzel oldu:))

Ama ben de bir kurabiye daha var ki. O Kurabiyenin Hası.


 Bu kuşlar da topiyle bana mı benziyor ne?


Bir de bu sefer dersime iyi çalışıp geldim:) Fotoğraflar için özendim. Fotoğrafları  telefonla çekmek yerine üşenmedim fotoğraf makinesi ile çektim. Ayrıca iki kurabiyeyi de ben yemedim:) şık dursun diye koydum;))

20 Aralık 2013 Cuma

Kabak Tatlım:))


Sonunda evimize döndük. Topi evini hatırladı. Hatta yatağını, oyuncaklarını o kadar özlemiş ki hala hasret gideriyor:)




Bizim evde bir tane kabak talısı:) vardı gerçi ama bir de ben yapayım dedim. Tam da zamanı zaten. Pazarcı tezgahlarında bir dolu var. Pazarı gezip te kabak almadan geçmek imkansız. Üstelik hazır soyulmuş doğranmış. Eşim de çok seviyor. Haliyle bana da pişirmek düştü:)

Nasıl yaptığımı yazayım hemen : 2 kilo kabağa 1,5 su bardağı kadar şeker koyup pişiriyoruz. Ben pişmesine yakın 1 paket vanilya koyuyorum. Kokusu hoşuma gidiyor çünkü.

Aslında üzerine pekmez sürüp biraz fırınlamak da güzel olurdu ama ben cevizli tercih ettim. Karar sizin:)


30 Kasım 2013 Cumartesi

Kahvaltıda İyi Giden Peynirli Ekmekler



Özellikle evde bayat ekmeğiniz varsa değerlendirebileceğiniz nefis bir kahvaltılık. Çayın yanında da güzel gidiyor.
Üstelik çok kolay dilimlenmiş ekmeklerin üzerine yumurta, peynir, maydonoz karışını sürüp fırına veriyoruz.
Sonuç iştah kabartıcı. Annecim çocukluğumdan beri hep yapar ben de o zamanlardan beri severek yerim. İnşallah benim minik oğlum da büyüyüp severek yiyecek:))
Bu arada bu ekmekleri tüm annelerin bildiğinden eminim. Ben sadece hatırlatmak istedim. Pazar kahvaltısında güzel gider:)

21 Kasım 2013 Perşembe

Hamsi Keyfi



Bu aralar tam zamanı hamsinin. Hem bolca var, hem de ucuz. Ama çook mu çok lezzetli. Valla kim ne derse desin, ne buğulaması ne ızgarası bal gibi de kızartması. Kılçıklarını çıkartacaksın, iki hamsiyi birleştirip, una bulayıp kızartacaksın. Off mis. Yanına bol yeşilllikli bir salata bir de şalgam suyu. Ohh Afiyet olsun...

6 Nisan 2013 Cumartesi

Meyveli Tart Yaptım, Ben yaptım:)



Daha önce de yapmıştım meyveli tart ama o zaman hamuru kalıptan sıcakken çıkarmaya çalıştığımdan elimi yakıp, kalıpı düşürmüş ve hamurum kırılmıştı. Bu sefer ki ustalık eserim oldu resmen. Üstelik övünmek gibi olmasın lezzeti de çok güzel olmuş. Ayıptır söylemesi bayılarak yedim desem yeridir.

İsterseniz lafı fazla uzatmadan tarifini vereyim. Tabanı için sable hamuru tarifini kullandım. Bu hamuru özellikle elmalı turta yaparken kullanıyorum. Ona daha çok yakışmasına rağmen, tart için de ideal bir hamur gibi geldi.
Çünkü normalde biraz daha sert olan tart hamuru bana daha az lezzetliymiş gibi geliyor.

Sable Hamuru tarifini daha önce anlatmıştım. Buradan ulaşabilirsiniz.

İçerisindeki krema için:

1,5 su bardağı süt
3 yemek kaşığı un
3 yemek kaşığı toz şeker
1 yumurta sarısı
1 paket vanilya
2 yemek kaşığı labne

Labne ve vanilya hariç tüm malzemeleri tencereye koyup, muhallebi kıvamına gelinceye kadar karıştırarak pişiriyoruz. Pişmesine yakın vanilya ve labneyi ekleyerek iyice karıştırıyor ve bir taşım kaynatarak altını kapatıyoruz.

Hazırladığım kremayı tartın üzerindeki havuz kısmına yayarak soğumaya bırakıyoruz ve soğuyunca arzu ettiğimiz meyvelerle süslüyoruz.

Bu arada markette gezerken dr quetker'in tart jölesini gördüm. Üzerindeki meyvelerin kararmasını önler düşüncesiyle en üste de ondan üzerindeki yapılışına bakarak hazırlayıp döktüm. Yalnız küçük bir tecrübe edindim: Bir paket çok geliyormuş, birkaç kaşıkla üzeri kaplandı. Paketin yarısını yarım ölçülerle kullanmanız yeterli olacaktır.



21 Mart 2013 Perşembe

Kesik Sütten Lor'a, Lor'dan Pideye





Daha önce belki okumuşsanız  bilirsiniz benim ev yoğurdu düşkünlüğümü. Ben yoğurdumu evde kendim yapıp tüketiyorum uzun zamandır. Yoğurdu mayalarken pastörize ve özellikle kutu sütler kullanmaktan itinayla da kaçınıyorum. Ama her zaman köy sütü bulmak da pek mümkün olmuyor. Geçen gün bizim eve yakın bir yufkacının Kandıra'dan süt getirttiğini öğrendik ve almaya niyetlendik. Ancak ani işimiz çıktığından sütü o gün değil ertesi gün alabildik. Bu  süre içerisinde sütü buzdolabında saklamalarına rağmen süt kaynatırken kesildi.

Ben de ne yaptım kesilen sütü bir güzel süzüp, tuzlayıp lor haline getirdim. İçine taze maydanoz doğradım. Bir de güzel hamur yoğurup lorlu pideler yaptım. Çok güzel oldu.

Belli bir ölçüm yok. 1 yumurtanın beyazı, birkaç kaşık yoğurt, 100 gr kadar tereyağ, kabartma tozu, tuz ve aldığı kadar un. Yumurtanın sarısı da üzeri için...

Yukardaki resme bakarsanız pidelerimin bol malzemos olduğunu göreceksiniz. Nitekim lorlar dışarıya taştılar:))



Bu arada resimleri pek özenerek çekemedim bu sefer. Öyle süslü tabaklara koyup, süsleyerek çekmek isterdim ama vaktim olmadı. Bu seferlik idare edin lütfeen:)

4 Mart 2013 Pazartesi

Sakızlı Muhallebi Sevenleer!!




Offf nasıl da güzel de koktu yaparken. Bu aralar tatlı isteğimi bastıramıyorum. Hatta öyle ki gece rüyalarıma giriyor, çeşit çeşit kurabiyeler, süslü cupcakeler, browni, çikolatalı pasta.....falan saymakla bitmeyecek. Ama yemeğe gelince daha hafif şeyler yemek hem vicdanımı rahatlatıyor, hem de tatlı isteğimi bastırmaya yeterli geliyor. Sütlü tatlılar bunun için birebir sanırım.

Ne yapsam diye düşünürken, buzdolabında yazın çeşmeden aldığıım damla sakızları gözüme çarptı. Tamam dedim. Damla sakızlı muhallebi ideal. Üstelik eşim de çok seviyor:)) Veee başladım karıştıra karıştıra kaynatmaya malzemelerimi:) Neler mi var içinde. Hemen yazayım:

1 lt süt
3 çorba kaşığı un
1 çorba kaşığı nişasta
3,5 çorba kaşığı toz şeker
ve birkaç damla sakızı tanesi

Bu miktarı kendim göz kararı yapmıştım. Planıma göre katı olursa süt ekleyecektim, yok çok sulu olursa da nişastayı sulandırıp ilava edecektim:)) Neyse tam kıvamında oldu, hiç oynama yapmak zorunda kalmadım:)

Muhallebi kaynadıktan sonra ocaktan alıp, mikserle 2 dak kadar çırptım. Daha yoğun ve tam sakız kıvamlı olmasını sağlıyor:) Birde kaselere dökerken evde burçak bisküvi vardı, 2 şer tane ufalayıp altına koydum. Kalorisi biraz arttsın diye:)))


29 Ağustos 2012 Çarşamba

İşte Benim En Sevdiğim: LAZANYA



En sevdiklerimden biridir:) ve özlediğim her anda üşenmeden kalkar yaparım. Geçen akşam da düşündüm ki çoktandır yemedik buzdolabında mantar ve kıymamız da var, e ne duruyorum o zman lazanya yapsam ya :))


Aslında yapımı çok kolay, ama sadece içinde biraz bol malzeme olduğundan vakit gerekiyor. uzun uzun tarif veremeyeceğim. Neticede iki yaprak hamurun içerisine sırasıyla  malzemeleri dolduruyoruz. İçerisinde neler var onu söyleyeyim:)

Kıymalı harcımız, biber, domates, mantar, kıyma, tuz ve karabiberden oluşuyor. hepsini bir tavaya koyup güzelce pişiriyoruz. Tavsiyem pişirirken kapağını örtmenizdir. Zira kuru değilde sulu bir harcımız olursa daha güzel sonuç veriyor.

Beşamal sosu da isteğinize göre Dr.Qetker'in hazır beşamal sosu ile yapabilirsiniz. Ben bu defa kendim yaptım. Nasıl yaptım diye sorarsanız: unu biraz tereyağla bir tavada kavurup, yavaş yavaş süt ve birazda krema ilave ettim. Muhallebi kıvamına gelene kadar karıştırdım.

Sıra tepsiye dizmede:) Bir sıra lazanya  yaprağının üzerine önce kıymalı harç, sonra beşamal sos ve üzerine de rende kaşar serpip tekrar yaprakla üzerini kapatıyoruz. İşlem elimizdeki malzeme bitene kadar (beşamal sos hariç) devam ediyor. en üst yaprağı da döşedikten sonra üzerine kalan beşamal sosumuzu gezdirip üzerini de alüminyum folyo ile kapatarak fırına veriyoruz. Fırından almaya yakın üstüne kaşar rendesi serper ve biraz kızartıp çıkarırsanız nefis de bir görüntüsü oluyor.



Biz biraz fazla yiyp ipin ucunu kaçırıyoruz bu aralar. Ramazanda verdiğimiz kiloları geri almaya başladık bile:)
Havalar az biraz serinlemişken küçük yürüyüşlere başlamanın zamanı geldi sanırım:) 

Afiyet olsun:))

24 Ağustos 2012 Cuma

Resim Gibiydiler Ben de Resimledim:)

Dün akşam iş dönüşü pazara uğrayıp öyle geçtik eve. Sanırım şimdi zamanı olduğundan tezgahlarda bolca dağ çileği vardı. Mis gibi de kokuyor:) Ee biz de dayanamadık aldık.

Akşam yorgunluğu üzerimden atınca hemen ayıkladım. O kadar güzellerdi ki bozulmadan tüketelim istedim. Aslında reçel yapmalık bunlar galiba. Ama ben reçel olarak değilde pastalarda kullanmayı daha çok sevdiğimden haftaya biraz daha alıp dondurucuya atıcam galiba:)) Hatta söz verdiğim meyveli tart vardı ya onu çilekli tart olarak değiştirebilirim:)

Ayıklarken resim çekmek geldi içimden. Zaten resim gibiydiler...


23 Ağustos 2012 Perşembe

Bu Aralar Ne Yapıyorum?

Aslında ne yapıyorum değil, neler yapıyorum diye sormalıydım sanırım. Maşallah yine arı gibi çalışıyorum boş durmaksızın. Ama yaptığım işler arasında en çok zevk aldığım kuşkusuz kanaviçe işlemek. Geçtiğimiz aylarda ilk kanaviçe panom başlığıyla yayınlamıştım ilk sanat eserimi. Tabii o çok basitti, sadece başlangıç mahiyetindeydi.

Şuan da bir pano işliyorum. Ama bu seferki biraz komplike bir model. Bol renkli, bol gölgeli... Resmini yayınlamak için sabırsızlanıyorum aslında ama yarımken değil de bitmiş hatta çerçevelenmiş haliyle görün istiyorum. Sanırım çok kalmadı. Aynı hızla devam edebilirsem 1 haftaya bitmiş olabilcek.

Ayrıca internette bol bol kanaviçe yapan blogları ziyaret edip, kimler neler yapmış şöyle bir kolaçan ediyorum. Çok güzel bloglar var. En beğendiklerim lavanta bahçesi ve geniş zamanlar... Kendime bir klasör hazırladım ve yapılacaklar listesini oluşturdum bile:))

Yaptığım diğer bir iş ise yemek programları izleyip, değişik denemeler yapmak. Bu işten de en çok eşim hoşnut. Malum yeni yemeklerimi hep o test ediyor. Özellikle geçen gün yaptığım meyveli tarta bayıldı. Sizlerle buradan paylaşamadım çünkü kalıptan çıkartırken kırdığım için şekli tadı kadar güzel olamadı. Ama ilerleyen günlerde tekrar yapıp, söz ölçüleriyle birlikte tarifini vereceğim:)

Geçen gün yaptığım peynirli puf böreğine değinmiyorum bile;) malum bir günde bin tıklama alıp rüştünü ispatladı zaten kendiliğinden:)

Ramazan boyunca özellikle bir kanalda bitip diğer kanalda başlayan yemek programlarını takip ederken ve yapılan yemeklerin görüntüsünden başım dönerken Arda'nın Mutfağı'nı keşfettiğimi ve ordan aldığım bir tarifi daha sonra uygulayacağımı da belirteyim isterim. Ama hangi tarif olduğunu söylemiyim onu da yapınca görün istiyorum:)

Yemek yapıyorum, kanaviçe işliyorum diye sakın kariyerime ara verdiğimi sanmayasınız....Her gün düzenli olarak makale okumaya devam. Ee bitirmem gereken koskoca bir  doktora tezim olduğunu siz bilmiyorsunuz tabii. Ahh ah benimse hiç aklımdan çıkmıyor...

Bu arada düzenli olarak makale okumak, ingilizcemin tekrar toparlanıp dirilmesine de katkıda bulundu.

Şimdilik böyle işte. Günler 24 saat olunca, biraz da uyumaya vakit ayırmak gerekince , eee malum bir de işe gitmek zorunda olunca bu kadarla idare etmek zorunda kalıyoruz:))

Hadi ben gideyim o zaman:)) Sevgiler...

21 Temmuz 2012 Cumartesi

Ramazanın İlk Günü Özel Olsun Dedim: Mantı Yaptım



Bu sene de Ramazan Ayı geldi çattı. Sıcak ve uzun günlerde oruç tutmak epey zorlayacak gibi görünse de çoğumuz elinden geleni yapacak. Ben de hazır evdeyken ilk güne özel bir sofra kurayım istedim. Oruçluyken insanın canı herşey ister genelde ama benim canım en çok mantı istedi. Hem eşim de çok sever dedim, üşenmedim yaptım.

Nasıl yaptım derseniz. Önce hamurunu yumurta, un, tuz ve biraz ılık su ile yoğurdum. Baya sert bir hamur oluyor.

İçi  için ise: kıyma , büyük bir soğan, maydanoz, karabiber, tuz.

Şimdi mantı yapıyorum diyince öyle kocaman yufka açabiliyorum gibi de anlaşılmasın yani:) henüz o kadar becerikli olamadım. Ama yaklaşık 30 cm çapında açabiliyorum. Zaten daha büyüğü de iyi olmuyor. Kesip içini doldurup kapatıncaya kadar hamur yumuşayıp yapışıyor. O yüzden küçük yufkalar açmanızı ben özellikle tavsiye ederim:)

Akşam iftar vaktine yakın mantılarımı haşladım, üzerine sarımsaklı yoğurt, onun da üzerine naneli, biberli ve azıcık salçalı kızdırılmış tereyağını döktüm. En çok yağı döktüğümde çıkan foşşş sesisi seviyorum:))

Ohhh misss. Afiyewtle yedik valla. nefistiii.



19 Mart 2012 Pazartesi

Kesinlikle Denemeniz Gereken Çok Basit Bir Çorba: Erişteli Yeşil Mercimek


Aslında bu çorbanın birçok adı var. Bazen işyerinde yemekhanede çıkıyor. Listede adı: Köylü çorba. Biz Afyonda oturuken oralarda öğrendiğim adı çok komik gelmişti. Orada bu çorbaya Sakala Çarpan deniliyor:)
Sanırım yerken erişteleri sarkıp sakala değiyor diye :))

Geçen yazımda yazmıştım ev eriştesini. O zaman makarna olarak yapmış ve resmini paylaşmıştım. Erişteyi bir diğer pişirme yolu da böyle çorbalarda kullanmak. Eğer ev yapımıysa erişteniz inanılmaz lezzet katıyor.
Bu pişirdiğim çorba da inanılmaz lezzetli oldu. Eşim çok ama çok beğendi. Üstelik yapımı da inanılmaz kolay. Soğanları ince kıyıp yağ ve salçayla kavuruyorsunuz, mercimek ve erişteyi ekleyip üzerine suyu koyup pişiriyorsunuz:) Veeee afiyetle yiyorsunuz:))

12 Ocak 2012 Perşembe

Ne Pişirelim? " Zeytinyağlı Kereviz"

Daha önce size sebze yemeklerini pek sevmediğimden bahsetmiştim. Önce kapuskanın tadını hayretler içinde çok beğenirken, bu seferde kerevizin tadına yine hayretler içinde bayıldım. Üstelik yapması da çok ama çok kolay:) Tadı öyle değişik ve güzel ki anlatamam...Özellikle et yemeklerinin yanında ikram edebileceğiniz bu yemeğin tarifini lafı öyle fazla uzatmadan hemen sizlerle paylaşmak istiyorum:))

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...