29 Mart 2012 Perşembe

Sabah Beslenmesinde Bu Sefer Mini Sandviçler Var


Bahar geldi, havalar yavaştan ısınmaya başladı. Hatta artık sabahları güneş ışığıyla uyanmaya bile başladık. Ama erkenden kalkıp kahvaltı hazırlaması ve hazırladıklarımı yemesi çok zor geliyor. O yüzden beslenme çantası hazırlamaya devam yani:)

Sabah işe gider gitmez bir bardak çay alıyoruz ve beslenme çantamızda o güne ne düştüyse yanında da onu yiyoruz:) Bu sabah da çayın yanında minik sandviçlerimiz vardı. Dün akşam yaptım sandviç ekmeklerini:) Pişerken evi saran koku bir an önce sabah olsa da yesek dedirten cinstendi hem de:)

Yapması da çok kolay oldu hem de:) Ölçü kullanmadım yalnız. Göz kararı hazırladım. Bir bardak kadar oda sıcaklığındaki sütün içine 1 tatlı kaşığı kadar maya, 1 tutam şeker, 1 fincan  yağ ve tuz koyup alabildiği kadar un ilave edip yoğurdum. Daha sonra 2  saat mayalanmaya bıraktım. Hamur kabardığında da yumurta büyüklüğünde bezeler koparıp tepsiye dizdim. Biraz da tepside beklettim:) Buna da tepsi mayası deniliyormuş:) Bir zamanlar oktay ustayı seyrederken öğrenmiştim:) Sonra da önceden ısıtılmış fırında pişirdim...


Sabah kalkınca içlerine peynir, domates ve kıvırcık koydum:) Böylece kahvaltımız hazır oldu:)

27 Mart 2012 Salı

Keçe İşi Örtüler Ne Kadar da Güzelmiş

Son zamanlarda dikattimi fazlasıyla çekmişti. Bazı bloglarda keçeden yapılan oyuncaklar falan görmüştüm çok hoşuma gitmişti. En son bir alışveriş sitesinde rastladım keçe işi örtülere.

Masa örtüleri, peçeteler, amerikan servisleri, yastıklar ve en çok hoşuma giden de mutfak önlüğü ve takımıydı.
Karar verdim ben de hemen kumaş alıp yapıcam. Özellikle önlük takımını yapmayı çok istiyorum. Aslında hiç de zor görünmüyor.


Bir de evde bir sürü cam kavanoz birikti. Önce onların aynı model olanlarını ayırıp kapaklarını da bu şekilde süslemek istiyorum.:)


Peki ya bu yastıklara ne dersiniz:) Çok güzel gerçekten değil mi:)

Eğer kumaşlarımı alıp planlarımı gerçeğe dönüştürürsem, tabii ki ilk fırsatta burdan sizlerle paylaşacağım:)

25 Mart 2012 Pazar

Lorelei Diyor ki: Kimliğimiz ve mesleğimiz: Tepe Noktası (3)



Kimliğimizi ve mesleki davranış tarzımızı belirleyen Tepe Noktası (MC)’nin hangi burçta nasıl işlediğini anlatmaya devam ediyoruz. MC’nin durumu kişinin kariyerini ve kariyerini belirleyen kimliğini gösterdiği için çok önemli. Bu hafta MC; yay, oğlak, kova, balık burçlarında neler ifade ediyor bakalım.

MC YAY

Kariyerinin temel amacı kendini geliştirmektir. Gelişim için planlar yaratır. İyi bir planlayıcıdır. Bir projeyi tamamlamadan diğerine geçebilir. Diğer taraftan zamanı iyi korumayı, boşa harcamamayı bilir. Geleceği iyi planlaması riskleri bertaraf etmesini sağlar. Ona göre başarının sırrı planlamadır. Planlarını geliştirecek her yeni fikre açıktır. Başka insanların fikirlerini değerlendirir, uygun olmayanları eler. Her fikre açık olması onun entelektüel yapısını bozmaz. O bir fikri dinlerken insanlar onun bu fikri kabul ettiğini sanabilir. Fakat o kendi kararlarına bağlı olabilir. İnsanları kendi istediği şekilde düşündürebilir. İyi bir sonuç alabileceğinden emin olmadan kolay kolay yön değiştirmek istemez. İnsanların ihtiyaçlarını anlar ve yardım etmek için ne yapması gerektiğini bilir, bunu yapar veya yapacak birini bulur.

MC OĞLAK

Hedefi uzun vadeli kazançlar üzerinedir. Ne yapabileceğinden emindir ve daha fazlasını da yapabileceğine inanır. Tüm gücünü, hedefini gerçekleştirmek için kullanır. Kendi başarısına odaklıdır. Her durumu açıklayabilecek mantıklı cevapları vardır. Proje tamamlandıktan sonra planlar yapar ve işi yönetir. Daha iyi bir iş için her gün çabalar. Dikkatli ve ekonomiktir. Maddeyi en etkili biçimde kullanmalıdır, hiçbir şey boşa harcanmamalıdır. Engeller oluştuğunda bunun üstesinden gelebilir. Karşısına çıkan engeli aşana kadar asla vazgeçmez. Dayanma gücü ile kendini fark eder. Kendisine engel olan insanları yıldırana kadar üzerlerine gider. Ortaya çıkabilecek her durumu yönetebileceğine inanır. Kendisini yaralayan durumları soğukkanlılıkla aşar, çünkü inançlıdır ve ileriye gitme hedefinden vazgeçmez.

MC KOVA


Kendisini bilgisiyle ispatlar ve bilgi dağarcığı genişledikçe başkalarından daha üstün olur. Her durumu görebilen, her konudan konuşabilen ve zor şartlarda yaratıcı seçimler üretebilendir. Dünyadaki her konudan haberdardır, fakat duydukları üzerinde düşünüp tartışmaz. Yeni fikir üretme ve fikirleri etkili bir şekilde planlar. Ne zaman harekete geçeceğini iyi bilir. Bir projenin işleyişinde, başka insanların işin olumsuz sonuçlandığını düşündüğü zamanlarda, MC Kova durumu geliştirecek yeni yönler belirler. Yönetici pozisyonunda olsa bile hedefi işbirliğidir, denetleyici değildir. Bu liderlik stili ile insanların en yüksek verimle çalışmalarını sağlar. Yeni ve farklı olana ilgi duyar. Başkaları yeni trendin potansiyelini görmeden önce o bunu uygulamak ister. Bu kapasite, dünyadaki yeni trendleri takip etmesinden gelir.

MC BALIK


Başka insanlardan farklı zamanlarda, içinden geldiği saatlerde çalışır. Çalışma anında birtakım olumsuz enerjilerin varlığını hissederek işini yarıda bırakabilir. Hayatını kendisine zaman ayıracağı bir şekilde planlar. Bu şekilde kendini yeniler. Dünyada olup bitene karşı oldukça duyarlıdır. Yaptığı işle topluma faydalı olmak ister. Tüm toplumların felsefi görüşlerini bilmek, öğrenmek ister. Çalışmaları dünyaya yayıldıkça kendini ifade edebildiği için mutlu olur. Krizle başa çıkabilir. Her şeyi tecrübe etme isteği, olumlu ve olumsuz enerjileri en uç boyutlarda yaşamasını sağlar. Hassas, sempatik ve duyarlıdır. İçgüdüleri ve sezgileri kuvvetlidir. Başkalarının acılarına karşı duyarlıdır. İnsanların yaralarını görmezlikten gelemez. Onlara yardımcı olur. Kişisel yaşamlarını mümkün olduğunca sadeleştirmeye çalışırlar.
LORELEİ
Kaynak: Astrozenith

20 Mart 2012 Salı

Ayyy Ben de mi MİMLENDİM Şimdi:))

Ben de ilk defa mimleniyorum:) Ama ne yalan söyliyim pek bir sevindim.  Bütün blogger annelerini seviyorum ama Sevgili Havva benim için ayrı bir değere sahip çünkü ilk takip etmeye başladığım blog (İçimden geldiği gibi) ve kendisi de benim gibi öğretmen:))

O zaman önce MiM'in konusunu yazayım:) Takıntılarımız...

Aslında pek takıntılı değilimdir ben de ama son zamanlarda birkaç huy edindim, hemen onları paylaşayım o zaman:

1) İlk takıntım sağlıklı beslenmek: Her akşam işten eve gelip yemek yapmaya çalışıyorum. Çorba, salata, bir de yemek. Dışarda birşeyler yediğimizde sanki hasta olacakmışız gibi korku sarıyor.
Margarin kullanmamaya çalışıyorum özellikle. Sanki yediğim margarin kalp damarlarımda birikiyormuş gibi geliyor:)Aslında birikiyor tabii sürekli tüketilirse, ama bir kaç kere birazcık yesem bile ben de bu his oluyor:)

GDO'lu ürün takıntısı var birde. Bazı fast food restaurantlarda ketçap ve mayonezin üzerine bakarım hemen, modifiye mısır nişastası varsa yememeye çalışırım (kesin yemem diyemiyorum:)

Sonra trans yağ içerir yazısı varsa onu da yemek beni hep korkutur.

2) Son zamanlarda cilt bakım kremi alırken üzerini okumayı takıntı edindim:) Paraben diye bir madde varmış.
Tam olarak kanıtlanamamış olsa da kanserle bağlantılı olduğu düşünülüyormuş. Özellikle kanserli hücrelerde biriktiği gözlenmiş. Yani parabensiz krem, yüz yıkama jeli, sıvı sabun, diş macunu almaya çalışıyorum:)

3) Dışarda Lavabo kullanmayı hiç sevmiyorum. Bu takıntı olabilir mi bilmiyorum ama:) özellikle dışarda bayan ve bay aynı lavaboyu kullanıyorsa kesinlikle ben kullanamam:)

Böyle işte benim takıntılarım. Ama sonradan çıkan bu takıntıların çoğu çevre koşullarından kaynaklandığını düşünüyorum. İnsanları o kadar sağlıksız beslenmeye itiyorlar ki. Katkı maddeli veya genetiği ile oynanmış ürünler o kadar çok girdi ki hayatımıza, hastalık oranları da bir o kadar arttı. Lezzetli olan her yiyeceğin içinde kesin zararlı bir madde olduğunu gördük. Haliyle içindekiler kısmını okumak da artık takıntı oldu...:)

Evet ben kimi mimliyorum: yine en sevdiğim bloglardan biri Esradan Dünyaya
Sevgiler...

19 Mart 2012 Pazartesi

Kesinlikle Denemeniz Gereken Çok Basit Bir Çorba: Erişteli Yeşil Mercimek


Aslında bu çorbanın birçok adı var. Bazen işyerinde yemekhanede çıkıyor. Listede adı: Köylü çorba. Biz Afyonda oturuken oralarda öğrendiğim adı çok komik gelmişti. Orada bu çorbaya Sakala Çarpan deniliyor:)
Sanırım yerken erişteleri sarkıp sakala değiyor diye :))

Geçen yazımda yazmıştım ev eriştesini. O zaman makarna olarak yapmış ve resmini paylaşmıştım. Erişteyi bir diğer pişirme yolu da böyle çorbalarda kullanmak. Eğer ev yapımıysa erişteniz inanılmaz lezzet katıyor.
Bu pişirdiğim çorba da inanılmaz lezzetli oldu. Eşim çok ama çok beğendi. Üstelik yapımı da inanılmaz kolay. Soğanları ince kıyıp yağ ve salçayla kavuruyorsunuz, mercimek ve erişteyi ekleyip üzerine suyu koyup pişiriyorsunuz:) Veeee afiyetle yiyorsunuz:))

18 Mart 2012 Pazar

Lorelei Diyor ki: Kimliğimiz ve mesleğimiz: Tepe Noktası (2)


Kimliğimizi ve mesleki davranış tarzımızı belirleyen Tepe Noktası (MC)’nin hangi burçta nasıl işlediğini anlatmaya devam ediyoruz. MC’nin durumu kişinin kariyerini ve kariyerini belirleyen kimliğini gösterdiği için çok önemli. Bu hafta MC; aslan, başak, terazi ve akrep burçlarında nasıl çalışıyor ona bakalım isterseniz.

MC Aslan: Hedefini yüksek tutar ve bu hedefe giden yolu çok iyi bilir. Kişisel kararları yerindedir ve bilinçli adım atar. Hedefine ulaşmak için yeterli güce sahiptir. Sabrın onu hedefine ulaştıracağını bilir. Grubun bir parçası olmak istemez. En tepedeki kişi olmak ister. Organizasyon yeteneği oldukça gelişmiştir. En tepeye ulaşmak için pek çok denemesi olabilir. Bu deneme-yanılmalar onu yıldırmaz. Çabalarında başarılı olacağını bilir. Kendine güveni her zaman yerindedir. Oyun onun kuralına göre oynanmalıdır. Bir işi ne zaman bırakacağını, ne zaman kuvvetle sarılacağını iyi bilir. Zor durumları mizahi yönden ele alır. Yetenekleri ile yaptığı işte ayaklarını yere sağlam basar. Güçlüdür ve adımları dikkatlidir. Olayları arzu ettiği şekilde değiştirebilir. Cesaretini korur.

MC Başak: Eleştirileri yapıcı olmaktan çıkıp ufak tefek şeyleri kritik etmeye varabilir. Çevresindeki olumsuzluklar karşısında insanları eleştirmektense, bu olumsuzluklardan bazı dersler çıkarmalıdır. Fiziksel düzen onun için önemlidir. Pratik yaşam için her şey yerli yerinde olmalıdır. İyi eğitimci olabilir Bir konuya uzun süre dikkatini vererek derin tecrübe edinir. Terfi etmek için uğraşmaz. Bunun kendiliğinden olması gerektiğini düşünür. Entrika çevirmesi zordur. Aynı kariyer pozisyonunu yıllarca sürdürebilir. Tutumludur ve az para ile yetinmesini bilir. Araştırmacıdır. Parçayı bütünden ayırmadan parçalar üzerinde ayrı ayrı çalışmak ve üzerine odaklanmak doğal yeteneğidir. Durumları iyice analiz ederek karar alır. İş ortamında zorluklar olduğunda, engin tecrübesiyle çevresindekilere fener olur.

MC Terazi: Düşünceye dalmak onun için doğaldır. Derin düşünmek sezgisel yetenek oluşturur ve iyi bir tasarımcı olmasını sağlar. Kariyer çevresinde çoğu zaman uyumlu tavırlar sergiler. Fikirlerinin desteklenmesini bekler. Yeteneğini en iyi sergileyecek biçimde performans gösterir. Başarı elde edebileceği konusunda umutluysa, gereken mücadeleyi verir. Başarısız olabileceği bir durumda enerjisi düşer ve başkalarının onu desteklemesini bekler. Nerede olmak istediğini ve nerede olabileceğini iyi bilir. Sosyal statüsü ne olursa olsun insanlarla iyi ilişki içindedir. İletişim yeteneği ile her durumun üstesinden gelebilir. Durumlara uyum sağlayarak başarı elde eder. Her farklı kararın, her durumun iki yüzü arasında bir denge arar. Bu denge onu başarıya götürür.

MC Akrep: Yapıcı ve yıkıcı duygular bir aradadır. Kariyer ile ilgili düşünceleri değişebilir ve değişimi kolaylıkla atlatabilir. Kendi değerini abartabilir. İçsel enerjisini geliştirebilir. Enerjisi sonsuz değidir. Fiziksel ve duygusal sınırlarını bilmelidir. Hedefleri genellikle uç noktalardadır. Belirli bir kutba güçlü bir şekilde odaklanır. Yeterince çaba gösterirse imkânsızı başarabileceğine inanır. Dünyayı hisleri ile anlar. İnsanları potansiyellerini kullanmaları için onları teşvik edebilir. Zor kararlar almak zorunda olan insanlara yardım eder. Ne istediğini bilir, kendinden ve hedeflerinden emindir fakat bu hedefe giden yönü belirlemekte zorlanabilir. Hırsları ve tutkuları güçlüdür. Her türlü duruma karşı gücünü koruyabilir. Başarıya ulaşabilmek için gerekirse kendini kurban edebilir.

Lorelei

16 Mart 2012 Cuma

Örgü Papağanım


Annemin elişlerinden biri yine örgü papağan. Biliyorum belki kendim yapıp sergilemek yerine annemin yaptıklarını sizinle paylaşmam biraz hazırcı olamak gibi:) Ama ne yapayım ben o kadar çabuk bitiremiyorum başladığım işi.

Ama işlediğim çok güzel bir masa örtüsü takımı var, bitmek üzere hem de:) söz bitince onu paylaşıcam. Bu arada işlemek derken kanaviçeden bahsediyorum:) Çok zevkli değil mi kanaviçe:)

Bugün öyle lafı çok da uzatmadan annemin örgü papağına gelmek istiyorum. Papağan tığla örülüyor. Annem de bir komşusunda görmüş. Uzunca bir çubuğun ucuna geçirip, çubuğuda saksıya saplamış. Böylece sanki papağan çiçeğe konmuş gibi duruyormuş. Maalesef benim öyle büyük bir salon çiçeğim olmadığı için ben tüle tutturup öyle resmini çektim. Umarım beğenirsinz:)

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...