29 Nisan 2012 Pazar

Yeşil ve Mavinin Dinlendirici Birlikteliği: AĞVA

Madem 1 Mayıs resmi tatil, biz de pazartesiyle birleştirip güzel bir tatil yapalım, kışın yorgunluğunu üzerimizden atalım ve yaza dinlenmiiş bir halde dingin bir kafayla girelim dedik. Ben istedim ki: çok uzak bir yere gitmeyelim, hem yakın olsun, hem sakin olsun, hem de güzel bir manzarası olsun. Tam dinlenmiş olalım. Şöyle söyleyeyim tam yerini seçmişiz: AĞVA

Daha önce televizyonda dizilerde görmüştüm, bir kere de çocukken gelmiştim. Nehir kenarındaki otelleri tekrar görmeyi çok istiyordum. Yemyeşil ağaçların içinden akan yeşil bir nehir ve sonunda masmavi bir deniz. Hem de uçsuz Karadeniz. Ülkemizin hırçın çocuğu:)

Yolculuğumuz Üsküdardan başladı. Üsküdardan Şile-Ağva arabalarına bindik. Yolculuğun 3 saat süreceğini öğrenince biraz hayal kırıklığına uğradım desem doğru olur. Çok uzun sürecekmiş gibi geldi. Ama yolun 1 saati zaten İstanbul içinde geçti. Ardından otobandan Şile. Buraya kadar dümdüz yolda hiç sıkıntısız geçti zaten. Şile'de 15 dakika mola verdikten sonra virajlı ağva yolları. Başta yol tutacak diye korkmama rağmen sonradan ağaçlı yolları izlerken yolun nasıl geçtiğini anlamadım bile:)



27 Nisan 2012 Cuma

Çok Değişik Oldu: Pırasalı Mısırunlu Turta


Aslında yapmaya başlarken bu kadar lezzetli olacağını hiç tahmin etmemiştim. Ama içinde pırasa olan bir yemek ancak bu kadar güzel olabilir. Çok beğenerek yedik eşimle beraber. Mısır unu ve pırasa kesinlikle birbirine çok yakışıyormuş. Kesinlikle denemenizi tavsiye ederim.

26 Nisan 2012 Perşembe

Yaz Geldi ya Saç Şeklini de mi Değiştirsek

Bu aralar modayla fena halde haşır neşir olmuş durumdayım:) Bu yaz rengarenk kıyafetler moda ya, acaba dedim bu kadar şenlenmişken bir de saç şeklini ve rengini mi değiştirsek:)
Aslında bu yaz da uzun zamandır olduğu gibi uzun saç moda. Saçlarınızı topluyorsunuz sıkı sıkı ve at kuyruğu yapıyorsunuz başınızın üzerinden. Ya da değişik değişik örüyorsunuz. Yani televizyondan ve basından takip ettiklerim hep böyle:)

Ama ben 12 sene falan oldu herhalde hep uzun saçlıydım. Maşallah diyeyim, kestirsem de saçlarım çabuk uzayıverir:) O yüzden dedim ki sanki bir değişiklik yapma zamanı mı geldi... Biraz kısaltsak boyunu ama yine de havalı bir model olsa:) Mesela Öyle Bir Geçer Zaman ki dizisindeki Aylin'in saç modeli:) Özellikle düğündeki modelini çok beğenmiştim.

25 Nisan 2012 Çarşamba

Yaz için Alışveriş Yapmak Lazım

Mevsim değişince kıyafetlerde de bir değişiklik yapma isteği oluyor insanda. Modaya uygun giyinmek için de alışverişe çıkmak şart oluyor:)
Ben de hemen bir alışveriş listesi oluşturdum. Neler modaymış bir baktım önce internetten ve televizyondan:)
Bu yaz skiny jeanler modaymış, malum zaten heryerde bangır bangır yazıyor. Hemi de rengarenk olanları:) Ben de kendime limon sarısı veya su yeşili olanından almak istiyorum. Tabiii bunları rahatça giyebilmek için önce birazcık daha zayıflamak lazım:;)



23 Nisan 2012 Pazartesi

Lorelei Diyor ki: 23 Nisan’a doğru bebek burçlar


Bugün 23 Nisandı…
Çok az millete nasip olan bir bayram kutluyoruz. Medeniyetleriyle övünen hiç bir ülkede olmayan bir özel gün. O yüzden böylesine güzel bir güne sahip olduğumuz için gurur duyuyorum.
Yeniay’da ve 23 Nisan’da, burçlardan söz ederken bebeklik burçlarına bir bakmak güzel olmaz mı?
Bebek koçlar, ilgiyle ve kişiliklerine saygı gösterilerek bakıldıklarında son derece uyumlu ve sorun çıkarmayan bebekler olurlar. Kontrolü elinde olmayı sever, cesurdur ve çok ilgi bekler. Gürültülü oyuncakları sever, orayı burayı kurcaladıklarından başlarına kolayca bela açabilirler.
Bebek boğalar, yemeklerini verdiğiniz ve gazlarını çıkardığınız sürece çok tatlıdırlar, huyuna gidin yoksa inat edecekler ve yemek yememekte ya da uyumamakta direneceklerdir. Aşırı sahiplenicidirler. Paylaşmayı öğretmeniz gerekebilir.

21 Nisan 2012 Cumartesi

İstanbul'da Bahar Bir Başka

Farkettim ki yine arayı biraz fazla açmışım. Ama bu aralar inanın çok işim var. Bir yandan sabah erkenden kalkıp işe gitmek, diğer yandan ev işleri ve şu sıralar birde doktora tez çalışmalarım yoğunlaştı. Sayfama vakit ayıramaz oldum. Dün de tezimle ilgili bazı prosedürler için İstanbul Üniversite'nin Beyazıt Kampüsü'nde olan rektörlüğüne gittim. Ve bu resimleri çekmeden edemedim. Zaten hava o kadar güzeldi ki dün. Günlerdir süren Nisana yağmurlarından sonra adeta içimiz aydınlandı, güneşin görünmesiyle:)

Rektörülüğe doğru yürürken yolda lalerin içinde, fotoğraflarını çekmeden duramadım. Dünkü o koşuşturmacanın yorgunluğunun içinde bu manzara bir dinlenme molası gibi geldi.

İşte lale sevneler için, İstanbul Üniversitesi'nin laleli yolu:)


17 Nisan 2012 Salı

Bir Kitap Daha Bitti: Küçük Arı- Chris Cleave



Kitabı bu sabah trende gelirken bitirdim. Sabah işe gelirken tren yolculuklarımda bana eşlik eden inanılmaz güzel bir kitaptı. Her kitabı bitirdiğimde kapıldığım mutluluk duygusuyla birlikte alışmışlığı kaybetmenin hüznünü de yaşadım bu sabah. Gerçekten çok alışmıştım bu kitaba. Kitabın küçük kahramanı Küçük arı çok tanıdık biri gibi gelmeye başlamıştı.

Kitabı çok beğenerek okuduğumu ve şiddetle tavsiye ettiğimi belirtmek isterim öncelikle. Daha sonra kitabın konusunu anlatmayacağım çünkü kitabın arkasında şöyle yazıyor:

"Bu kitabı okuduğunuzda herkese anlatmak isteyeceksiniz. Bunu yaptığınızda, lütfen neler olduğunu anlatmayın; çünkü bütün büyü olayların akışında...."

İşte kitabın arkasındaki bu paragrafı okuduğumda kitabı okumaya dair içimdeki istek daha da arttı. Acaba ne anlatıyor diye merak etmekten kendimi alamadım. İyi ki de okumuşum. Kitapla ilgili söyleyebileceğim bir şey var ama yine de... Kitabın içinde yaşanılan buruk anlar olmasına rağmen çok pozitif bir kitap. İnsana çektiği sıkıntıların içinde yine de mutlu olabileceğini, dertlerle savaşabileceğini gösteriyor.

"Nisan yağmurlarından sonra Mayıs çiçekleri açar"

"Eğer yüzün hayatın ağır tokatlarıyla şiştiyse, gülümse ve şişman bir adammışsın gibi davran"

Kitaptan alabileceğim iki söz. İkincisi kitabın son sayfasında yazıyordu ve tüm kitabı kısaca özetliyordu adeta...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...