7 Ekim 2013 Pazartesi

Kentsel dönüşüm için siz de başvurunuzu yaptınız mı?




Deprem bölgesinde yaşıyor olmanın getirdiği bir sorumluluk olarak yaşadığımız binanın güvenilir olup olmadığını bilmek, gerekiyorsa güvenli bir hale getirmek şart. İşte bu nedenledir ki geçtiğimiz yıl, biraz geç de kalınmış olsa, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kentsel dönüşüm yasasını kabul etti.

Bu sayede artık sadece devlet, gerekli gördüğü yerleri kentsel dönüşüme sokmayacak, aynı zamanda vatandaşlar da bunu bireysel olarak talep edebilecek.

Bunun için ilk yapılması gereken bakanlıktan lisans almaya hak kazanmış bir firmadan deprem risk raporu almak. Bakanlık raporunuzu onayladıktan sonra bina yenileme çalışmalarına başlayabilirsiniz. Tabii burada bina sakinlerinin hepsinin değil ama 2/3 çoğunluğun onayı da gerekli.

Binanın yeniden yapılmasına karar verildiği takdirde hangi şartlarda ve hangi firmaya yaptırılacağı konusuna da karar vermek gerekmete. İşte bu süreçte de anlaşmalı bankalardan çok uygun faizle kentsel dönüşüm kredisi alabilirsiniz. 120 aya kadar vade yapılabilen krediden yararlanmak için bakanlıktan onaylı deprem risk raporunuzun olması gerekmekte. Yani ancak kentsel dönüşüme hak kazanmış binsa sakinleri bu çok uygun avantajlı krediden yararlanabilmekte. Kredi imkanı dışında bir de bakanlığa başvurarak kira yardımı da talep edebilirsiniz. Kira yardımı 18 ay süreyle verilmekte ve geri ödenmemekte.

27 Eylül 2013 Cuma

Penceremin Önündeki Hazine

Çiçek bakma merakım ilk defa eşimin doğum günümde aldığı orkide ile başlamıştı. Orkidemin resmini burda da paylaşmıştım hatta. Ama onun çiçek açan sapları kurudu malesef. Ben de o sapları kestim. O yüzden bu sene çiçek açamadı. Ama yaprakları çok güçlü. Hatta her ay ortasından yeni bir yaprak çıkartıyor. Çiçek açmasa bile ben onu çook seviyorum ve gözüm gibi bakıyorum.

Menekşe merakım ise çiçekçilik yapan dostlarımızın bana bebeğim henüz doğmamış olmasına rağmen ilk anneler günüm için hediye ettikleri o güzel menekşe ile başladı. Menekşenin çiçekleri açtıkça baktım evim şenlendi ben daha bir istekle bakmaya başladım. Bunu gören annem de gitti bana üç tane daha aldı. Salondaki pencerenin önüne dizdi. Yerlerini de öyle bir sevdiler ki açtıkça açıyorlar. Sonuç olarak penceremin önünde küçük bir hazine oluştu:))






Bu arada ikinci orkidemi de eşim yine ilk anneler günümde aldı. Çok uzun süre çiçekli kalmasına rağmen o da yavaş yavaş kurumaya başladı. Bu kadar güzel olan bu çiçeğin bakımının çok zor olması ne üzücü. Eğer bana orkide bakımıyla ilgili vereceğiniz tavsiyeleriniz varsa merakla bekliyorum.

Şimdi evdeki en kıymetli hazinemi uyurken seyretmeye gidiyorum. En keyiflisi o çünkü:))


21 Eylül 2013 Cumartesi

Dantelin Modasi Geçmez Kızım...

Uzun bir aradan sonra tekrar bloguma yazı yazabiliyor olmanın sevinciyle sanırım tekrar karşınızdayım. Sanırım diyorum çünkü meşguliyetim çok büyük. Her an ağlayıp bana işimi yarıda bıraktırabilir:)) Minik oğlum dünyaya geldi ve bugün tam 2 aylık oldu:) Blogumdan uzun süre ayrı kalışımın nedeni de bizzat kendisidir.  Hazır uyumuşken hemen bir sesleneyim burdan dedim:))

Geçen gün salonda vitrin temizliği yaparken annem neden dantellerimi kullanmadığını sordu. Oysa çeyzimde dünya kadar dantelim vardı. Dantelin demode olduğunu söylediğimde ise cevabı çok sert ve netti: Dantelin modası geçmez kızım...

Aslında çok haklıydı. Dantel deyince benim aklıma seksenler dizisindeki koltuk kollarına ya da sırtlarına örtülen danteller geliyordu. Ama serince benim de çok hoşuma gitti. Hiç de öyle demode görünmedi bilakis çok zarif ve şık durdu. Anneme tekrar tekrar teşekkür ettim. Bu el emeği göz nuru danteller için ve sizinle de paylaşmak istedim.





Bu arada fotoğraf  makinesini oğlumun fotoğraflarını çekerken tarih atması için ayarlamıştım. Değiştirmeyi unutarak çekmiş bulundum. Güzel görünmüyor köşede ama idare ediverin nolur.

30 Mayıs 2013 Perşembe

İkinci Küçük Gemi



İkinci küçük gemi de ortaya çıktı. Bu da en az diğeri kadar şirin oldu:) Sonuçta ortaya nasıl birşey çıkacak ben de çok merak ediyorum..

Bu arada bu sefer de el işine kafayı takmış gibi görünüyorum değil mi? Ama en kısa zamanda cep telefonumda biriken güzellik ve moda üzerine mesajları da paylaşmak istiyorum..


27 Mayıs 2013 Pazartesi

KÜÇÜK GEMİ




 Dikkat ettim de uzun zamandır yazmadığım gibi, son yazılarımda hep tarifler vermişim. Boğazıma biraz fazla düşkündüm zaten son zamanlarda. Ama baktım bu düşkünlük bana kilolar olarak geri dönmeye başlıyor, kalorili tatlılar, pastalar faslına ara vermeye karar verdim.

Mutfak işlerine ara verince kanaviçe işlerine güzel bir keskin dönüş yaptım. Yarım işlerim şöyle bir kenarda bekleyedursun ben hafta sonu bu küçük gemiyi işledim. Çok ama çok şirin oldu. Hemen de paylaşmalıyım dedim.

Bu arada hemen biter bitmez resimleyip paylaşmak istedim o yüzden de ütüleme fırsatım olmadı. Hoş karşılayacağınızı umut ediyorum. Zaten son şekli ütülenmiş olacak. Şimdi sıra diğer gemiciklerde...
En son olarak da bu gemiciklere küçük bir gemici lazım:))


25 Nisan 2013 Perşembe

Kuru Meyveli Kek


Aslında kek hepimizin dar zamanda sığındığı en kolay ve pratik yiyeceklerden biri. Ama herkesin kendine özgü bir kek tarifi vardır. Ben de o yüzden kendi tarifimi sizlerle paylaşayım istedim. Doğruyu söylemek gerekirse son zamanlarda daha da bir lezzetli olmaya başladı keklerim:) Bu arada kekimde çok az yağ olduğunu da belirtmek isterim. Hatta ben tarifte yazandan daha bile az yağ koyuyorum.

Malzemeler:

1,5 su bardağı şeker
3 yumurta
2/3 su bardağı süt
1/3 su bardağı sıvıyağ
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
limon kabuğu rendesi
kuru meyveler
2,5 su bardağı un

Önce yumurta ve şekeri birlikte çırpıp iyice köpürtüyoruz. Bir su bardağını üçte ikisi süt ve üzeri yağ ile tamalayarak dolduruyoruz ve çırpılmış karışıma ekliyoruz. Sonra vanilya, limon kabuğu rendesi ilave ediyoruz. Son olarak da yıkayıp süzdüğümüz kuru meyveleri (bizim evde kayısı, incir ve üzüm vardı) unla iyice karıştırarak, kabartma tozu ile ile birlikte ekliyoruz.

Meyveli kek yaparken meyvelerin ilave edilmeden önce una bulanması onların birbirine yapışıp dibe çökmesini engelliyor. Bu da böyle küçük bir püf noktası:))




16 Nisan 2013 Salı

Kentsel dönüşüm için lisanslı kurumları tercih edin





Kentsel dönüşüm kapsamında Türkiye’nin her yerinde pek çok firma faaliyet göstermeye başladı. T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 6306 sayılı Kentsel dönüşüm kanunu Kapsamında Türkiye genelinde riskli yapıların tespiti için firmalara lisans veriyor. Kentsel dönüşüm yasasından yararlanmak istiyorsanız mutlaka Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş bu lisanlı firmalara başvurarak binanızın deprem risk raporunu almalısınız. Bakanlıkça yetkilendirilmemiş kurumlara başvurmanız halinde, Deprem Risk Raporunuz, Bakanlık tarafından onaylanmayacaktır. Başvurmuş olduğunuz kurumun T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından lisanlı olduğunu teyit edebilmeniz için Bakanlığın web sitesinden yararlanabilirsiniz.

Bakanlık lisanslı kuruluşun yapacağı teknik inceleme ve araştırma sonucunda deprem Risk Raporunuz hazırlanacaktır. Binanızın yeniden inşaatı ve güçlendirilmesi için Bakanlık ile anlaşma sağlayan bankalara kentsel dönüşüm kredisi başvurusunda bulunabilirsiniz. Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında konutunu yenilemek isteyen mülk sahipleri bankalardan kullanacakları kredilerde bir çok harç (sözleşme, noter harcı, belediye harcı, ruhsat harcı v.b.) masraflarından muaf tutulacaklar. Binasını güçlendirmek için kredi kullanacaklar 50,000,00 TL’e kadar, konut ve iş yerinin yeniden inşa edilmesi için 100,000,00 TL’e kadar bankalardan kredi çekebilecekler. Kredi çekmek istemeyenler için bakanlık ayrıca kira yardımı da yapmakta.


LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...