31 Ağustos 2014 Pazar

Yeni, beyaz, cici yastık



Sen ne güzelsin beyaz, sana her renk yakışıyor. Ben de beyaz ip bulunca tüm yarim islere rağmen hemencecik bu şirin yastığı örüverdim. Çiçekler pek bir acemi işi oldu ama bi dahakiler cok daha güzel olacak söz.



Kardeşlere bir yenisi daha eklenmiş oldu böylece. Yakinda bir yastıkçı dukkanı açacak kadar çok yastık olacak diye korkuyorum. Örme hevesim pek bir çok bu aralar.
Tabi topi izin verirse.



Bu arada topicim de gayet iyi. Tek sorun bencağızı yoruyor biraz. Devamlı bir koşma, hoplama, tırmanma halinde. Gectiğimiz ay birinci yaşımızı doldurduk. Darısı nice mutlu senelere inşallah.

10 Ağustos 2014 Pazar

Yenileniyoruz

Yenilenmeye isim değişikliği ile başladık  bakalım.  Hadi hayirlisi:)

10 Temmuz 2014 Perşembe

Damla sakızlı sutlac


Yediğimiz ictigimiz artik hep topiye indeksli. Yemeklere sonradan tuz katmaya, sebze meyveyi daha ozenli secmeye, herseyin organigini aramaya alistik. Bu sefer de sutlaci topi icin damla sakizli yaptim. Sirf sentetik sekerli vanilin kullanmamak icin. Yaparken misler gibi koktu. Topi denedi, sanirim begendi. Bakalim biz begenecek miyiz? Size de iftar icin bir fikir verir belki diye paylasmak istedim. Sevgiler...

9 Temmuz 2014 Çarşamba

Pembe küçük motifler



Bu aralar topi den fırsat bulursam eğer örneklere devam ediyorum. Bu küçük pembe motifler de yeni favorim. Bir yastıklik kadar motif örebilecek miyim acaba çok merak ediyorum. Aslında motif örmesi kolay da bidik bidik birleştirmek uzun sürecek sanki...

Birde yarım işler var tabii. African flower da bitecek inşallah.





2 Haziran 2014 Pazartesi

Pembe Köşe


Ne çok oldu yine yazmyalı. Üstelik bu sefer sevdiğim blogları da takip edemedim. Sebebi ise işler güçler. Zaten yaz geldi, artık dışarıda daha fazla zaman geçirdiğimizden interenete de pek vakit kalmıyor. Topcim de çok hareketli ve meraklı, koşturyor annesini peşinden. 

Geçtiğimiz hafta yeni cici perdeler yaptırdık. Hem de en sevdiğimden yani pembeden:) pembe koltuğumla da pek bir uyumlu oldular. Ben de hemen bir post hazırlayıp paylaşayım istedim. 

Pembe yastığım da çok yakıştı köşeme:)


 Madalyalar eşimin:) asmış oraya,  kıyıpta çıkaramadım:)) Ama beyaz dolaba bir el atmak lazım. İçinde ne hazineler, ne cici şeyler var bir görseniz:)


 Belirtmeden geçemeyeceğim:) camlarımı perdeler takılacak diye yeni silmiştim ama yağan yağmurlarla yine kirlendi maalesef. Haliyle yine silinecek.


15 Nisan 2014 Salı

Nihayet geldim

Sonunda bilgisayarın başına oturabilme fırsatı bulabildim. Aslında nasıl da uykum geldi anlatamam. Ama buraları da özlemedim desem yalan olur. Peki nerelerdeydim bunca zaman. Tabii ki topinin başında:) Önceden yattığı yerde yanımda oynardı. Şimdi hareketlendi gezmek istiyor. Beşiğinden odaya, odadan eve, evden parklara açıldı. Öyle ki geçen hafta beşiğinden kaçma girişiminde bulunup karyolasından atladı.Bizim yürekler ağıza geldi tabii. Baktım ben bi başıma başedemiyorum, bi mola vereyim dedim  ve ananemize geldik. Yani yine İzmitteyiz.:)

Burda bu kadar malzeme varken blog yazısı yazmamak olmazdı. Annemde her telden el işi var. Son gözdesi ahşap boyama ve dekupaj. Evde heryer takı kutusu ve tepsi dolmuş:) Çok da hoş olmuşlar aslında:) Hem de bayağı profesyonel olmuş. Çatlatma falan yapıyor. Ahh bir de sim ve yaldız delisi olmasa:)) Bana da en beğendiğini seç al dedi. Bi tane seçtim ama onu sonra koyucam buraya.

Bu arada ahşap boyamadan önceki hobisi takı yapmaktı. Boncuklarını da resimledim:)







Bir de diyet mevzuları var. Annemin yanında biraz daha güzel başladım diyete. Sağolsun eşim aklımı çeliyordu, ne kadar abur cubur varsa oturup yiyorduk. Mesela bu akşam ki yemeğim: Tavuklu salata:)


Sonra bu güzel top ağaçlı yolda yapılan ve bir saat süren akşam yürüyüşü:) Bir de daha erken saatte topiyi gezdirme yürüyüşü:)



İşte bizde durumlar böyle:) Fotoğraf makinemi evde unutmuşum. Cep telefonuyla çekilen resimler çok içime sinmedi ama ...

17 Mart 2014 Pazartesi

Diyet ve Ekmek


Herkese mutlu haftalar dilerim öncelikle. Hayatımın en keyifli anlarını yazdığım bu sayfamda üzücü olaylar olduğunda sessiz kalmayı tercih ettiğimden bir süredir uzak kaldım buralardan. Ha şimdi her şey çok mu yolunda? Değil belki ama hayatımıza devam ediyoruz sahip olduklarımıza şükrederek. 

En son gurur yazısıyla karşınıza geleceğimi yazmışım. O zaman bu geç kalmış bir gurur yazısı olsun. Çünkü en son yazımdan bu yana, ciddi anlamda şeker ve ekmekle aramı açtım. Şeker yok, ekmek yok değil ama az ve öz, bisküvi, kurabiye, hamur işi yok, yok da yok.

Özellikle üşenmeden sırf canım istedi diye yaptığım kurabiyeler, kekler yok. Hele burada tarifini de verdiğim ve tadına bayıldığım için evden hiç eksik etmediğim o cookie ler var ya, bol tereyağlı şekerli olan. Onlar hiç yok.

Yok diyorum ama daha bir hafta yeni oldu. Nereye kadar sürecek bilmiyorum ki:)) Her neyse bakalım göreceğiz artık. Bu arada farkettiyseniz ekmek için az ama öz demiştim. İşte o öz be öz benim kendi ekmeğim. Kendi ellerimle yaptığım ekmek. 

Süt, maya, tuz ve un birleşir. Yoğurulur ve hamur oluşur.


Hamur kabarır...


Kabarır.....


ve pişerek ekmek olur.


Sonra da afiyetle sıcacıkken yenir. Ama az yenir.

Not: Ekmeğimin unu 7 tahıllı un, içerisine de lezzet versin diye biraz zeytin ve ceviz ekledim. O kadarcıkdan bişey olmaz.



LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...