3 Ağustos 2012 Cuma

Ofisteki menekşe...



Resimde gördüğünüz güzel menekşe benim değil ama benim masamın arkasındaki camın önünde duruyor ve ona ben bakıyorum. İlk geldiğinde bir tanecik kurumuş çiçeği vardı. Şimdi ne güzel oldu. Baktıkça büyüyor, daha çok çiçek açıyor ve daha bir güzelleşiyor. Ben de ondaki bu değişimi gördükçe mutlu oluyorum.

Kendi çiçeklerime gelince, kaktüsüm biz tatildeyken kurumuş, orkidem çiçeklerini dökmüş (şu anda tek çiçeği kaldı), fesleğenim zaten çok önceden kurumuştu:(( Tatilden dönüp de çiçeklerimi öyle görünce çok üzüldüm. Ama pes etmedim. Yeni saksılar aldım. Yeni çiçekler ekeceğim. Resimlerini de sizlerle paylaşırım artık:))


30 Temmuz 2012 Pazartesi

Lorelei Diyor ki: Satürn ve Merkür gerilemesi (2)


Yine merhaba. 

Satürn’ün Terazi’deki yolculuğunun tüm burçlardaki etkilerine bakmaya devam ediyoruz. Satürn Terazi’de kuşkusuz Terazi burçlarını ve yükseleni Terazi olanları etkiliyor. Bu dönem son 14 yılda yaptıklarımızı, başardıklarımızı, kurduğumuz dünyamızı gözden geçirmemiz, nerelerde hata yaptığımızı kendimizi yargılamadan ve objektif şekilde tespit etmiş olmamız gereken bir döneme işaret ediyor. Bu dönem çabuk başarılar dönemi değil, ilerde ulaşacağımız başarılara kendimizi hazırlama, kendimizi yeniden yapılandırma dönemidir.  Bu noktadaki Satürn yapıcı olduğu kadar zorlayıcı da olabilir. Artık başkalarının bizi nasıl değerlendirdiği değil bizim kendimizi nasıl değerlendirdiğimiz, bundan sonra ne yapmak istediğimiz, nasıl bir gerçekliğe ulaşmak istediğimiz, kısacası ‘kendimize ulaşmamız’  önemlidir.

Satürn Akreplere ve yükselen Akrep’lere bu dönemde içe dönüp aradığını bulup bulmadığını sorgulama fırsatı veriyor. Bu dönem yeni bir girişimde bulunmak, yeni başlangıçlar yapmak için uygun bir dönem değildir. Zaten kişiye böyle bir enerji de vermez. Burada bitirmeyi bilmek, şartları fazla zorlamamak gerekiyor. Büyük değişimler gereklidir ama bunun nasıl olması gerektiği bir problem oluşturduğundan içe dönüş yaşamalı, bu döngüde ne kazanıp ne kaybettiğimizi net olarak görmeliyiz. Olumsuzlukları körüklememek için kendimizi sorgularken yargılayıcı olmamaya, kurban psikolojisine girmemeye ve objektif olmaya dikkat etmeliyiz.

Satürn Yaylara ve yükselen Yaylara, arkadaşlıklar, gruplar ve idealler alanında sorumluluklar ve zorluklar çıkarabilir Eğer kişi başkalarıyla bir araya gelmeyi, yardımlaşmayı, takım çalışması yapmayı sevmiyorsa, diğer kişiler önüne çıkıyor, istemediği sorumlulukları yüklüyor gibi hissedebilir. Oysaki bu talepleri yerine getirirsek ödülünü görebiliriz. Eğer idealimize ulaşmak için yeterince çalıştıysak ve bu ana kadar iyi bir hazırlık yaptıysak ödülünü görebiliriz. Eğer buraya kadar gereken adımları atmadıysak geleceğe dair ümitsizliğe kapılabilir ve Satürn bir sonraki burca geçtiğinde bir çöküş yaşayabiliriz. 

Satürn Oğlakları ve yükselen Oğlakları da şöyle etkiliyor: Unutmamamız gereken konu bu dönemde en önemli noktada olduğumuzdur. Artık kim olduğumuzu, ne istediğimizi, ne gibi çabalar sarf ettiğimizi ve neyi hak ettiğimizi topluma gösterme zamanı geldi. Satürn hem objektif hem de bize ait alanda, her şeyi objektif olarak gösterebilme fırsatı verecektir. Özellikle kariyerle ilgili olarak yeni sorumluluklar alabiliriz. Eğer 20 yıldır gerekli adımları atabildiysek, liderlik vasfı kazanmak veya birey olarak başarımızı kanıtlamak mümkün olacaktır. Ancak gerekli adımları atamadıysak, sorumluluklara hazır değilsek aşırı sorumluluğun getirdiği sıkıntılar ve hatta yıkımlar oluşabilir.

Satürn Kovalar ve yükselen Kovalara, felsefe, öğrenim, inançlar ve yurtdışı yolculuklar konusunda zorluklar ve ekstra yükler getirebilir. Burada bir yükseliş yaşıyoruz ve hırslarımızın ve gayretlerimizin meyvesini toplamaya doğru gittiğimizi hissediyoruz. Bütün bunların felsefik bakış açısını da netleştirmeye çalışıyoruz. Felsefe, metafizik, hukuk, din, dünyanın düzeni gibi yönleriyle ilgilenirken dağılmamaya ve hedefimizden sapmamaya özellikle dikkat etmeliyiz. Öte yandan bakış açımızda kesin çizgiler çizmemeli, katı kurallar koymamalı, felsefelere, yeni deneyimlere açık olmaya da devam etmeliyiz. Yoksa kalıplaşmış fikirler fanatikliğe yol açabilir. Yurtdışıyla ilgili sıkıntılar yaşayabiliriz. Ancak bütün yolculuklar kötü olacak anlamında olmasa da, keyiften çok sorumluluk ve öğrenme anlamına gelen yurtdışı deneyimleri olabilir.  Bu dönemde hukuki problemlerle de karşılaşabiliriz.

Diğer burçlara haftaya devam edelim ve Merkür gerilemesi sırasında karşılaşılan zorluklar için yapılması gerekenleri de söyleyerek bu haftayı noktalayalım. Çok basit. Aklınızı kullanın. Önemli antlaşmaları gerileme öncesi ya da sonrasına getirmeye çalışın. Olmuyorsa zorlamayın ama imza atmanız gerekiyorsa tekrar tekrar okuyun ve hukuki bir konuysa güvendiğiniz birinden yardım alın. Tabii ki sezgileriniz de yabana atmayın. Onlar da size yol gösterecektir.  Ayrıca, yarım kalmış işler, karar veremediğiniz konular, dağınıklığı toplamak, yeni planlar yapmak için de bu harika dönemi mutlaka değerlendirin derim. Şimdilik bu kadar.
Haftaya kadar tüm gezegenleri enerjisinden doğru olarak yararlanmanız dileklerimle…

LORELEİ

28 Temmuz 2012 Cumartesi

Bu Yazın En Başarılı Dizisi: İşler Güçler



Çok güzel bir dizi buldum sonunda kendime. Kesinlikle bu yaza damgasını vuran bir dizi oldu. Birçok yerde okuduğum yorumlara göre de çok fazla kişi tarafından beğenilmiş. Hangi dizi diye sorarsanız: İşler Güçler...

Doğruyu söylemek gerekirse ben tanımıyordum daha önce Ahmet Kural'ı da Murat Cemcir'i de. Hatta Ahmet Kural 'ın dizinin her bölümünde en az on kere başrol oynadığını söylediği Gazi dizisini hiç ama hiç hatırlamıyorum:)) Zaten dizide de kendi adıyla oynayan oyuncuları da hiç kimse tanımıyor ve meşhur olma çabası içindeler:))
Özellikle Muhteşem Yüzyılda figuran olarak Osmanlı askeri rolünde görev alan Sadi Celil Cengiz'in tanınma çabaları, oyuncu olmak için gümrük memurluğu işini bırakıp istanbul'a gelişi (üstelik KPSS den 85 almışken:)) falan çok komik...

Dizide birbirinden parlak karakterler var. Sadi'nin hiç yalan söyleyemeyen kızkardeşi Zehra, Meslek Hikayeleri belgeselinin çatlak yapımcısı, Ahmet Kural ve Murat Cemcir'in güzel menajerleri...falan. Diziye oldukça neşe katıyor. Espriler çok kaliteli. Bir de oyuncuların kendilerini oynaması olayları çok gerçekçi kılıyor.

Ayrıca kahramanlarımızın çektiği belgesel kanal tarafından bir türlü yayınlanmıyor. Her hafta belgesel başlayacak diye tv başına oturup Rambo serisiyle karşılaşmaları onlar için çok hazin olsa da izleyiciyi güldürüyor. Geçen hafta dizi başlamadan önce yaptıkları ise süper ötesi güzel ve ilginç bir espri olmuştu. Tam dizi başlayacak diye bekliyorduk eşimle, birden baktık Rambo 4 başladı. Aaa dizi yayınlanmayacak mı acaba diye birbirimize bakarken birden kahramanlarımızın sesi duyuldu ve anladık ki seyircilerine hoş bir şaka yapmışlar. Ardından ekranda bir yazı göründü. Yayınımıza teknik arızadan dolayı Rambo 4 yerine İşler Güçler dizisiyle devam ediyoruz. şeklinde...Bu da Dizi oyuncularını Rambo serisinden bir intikamı olsa gerek:))



Henüz 5 bölüm oynayan diziyi izlemeye başlamak için hala geç kalmış sayılmazsınız.

24 Temmuz 2012 Salı

Lorelei Diyor ki: Satürn geriler, Merkür geriler, sonra…


Mars ve Satürn’ün Terazi’deki kişisel etkilerini incelemeye devam edelim mi? Satürn Terazi’deyken en çok Terazi burçlarını ve yükseleni Terazi olanları etkiliyor. Tabii öncü burçları yani Koç, Yengeç ve Oğlak burçlarını ve yükseleni bu burçlarda olanları da.
Öyleyse Satürn’ün disipline eden, biraz sıkan ama son derece öğretici olan etkilerinin insanın hayat yolculuğunda ne kadar önemli olduğunu ve Satürn’ün dersini almadan sınıfı geçemeyeceğimizi de tekrar belirtmekte fayda var. Sınıfı geçmeyi mecazi olarak söylüyorum tabii. Sınıfı geçmek demek insan olma yolunda bir kademe daha üste çıkmak, hayat yolculuğumuzda bir basamak daha ilerlemek ya da tamamlanma yolculuğumuzda aşama kaydetmek de denilebilir.
Öncelikle Aslanlardan başlayalım, zira Güneş Aslan burcunda. Aslanlar ve Yükselen Aslanlar, Satürn’ün iletişim, kısa yolculuklar ve kardeşler ve eğitim evine yaptığı açı nedeniyle zorlu bir dönemden geçiyor olabilirler ama bu dönem onlar için bir hazırlık ve öğrenme dönemi olarak algılanmalıdır. Bu alan yakın çevreniz, dünyayı algılayışınız, zihinsel yapınız, konuşma ve dinleme tarzınızı gösterir, yani son derece otomatik yaşadığınız, sorgulama gereği hissetmediğiniz, üzerinde düşünmediğiniz konuları kapsar. Oysa hayatımızı istediğimiz şekilde yönlendirebilmek için bu konuları da bilinçli olarak kontrol altında tutabilmemiz gerekir. Bu alandaki gerçek potansiyelinizi dışarıya çıkarabilmek ve ileride planlarınız içinde kullanabilmek için burada yapılandırmayı tamamlamalısınız. Bu dönemi bir kendini geliştirme ve öğrenme dönemi olarak geçirirseniz bir sonraki döneme daha rahat geçersiniz. Marsın burcunuzu nasıl etkilediğini geçen yazımdan bakıp ikisinin ışığında hayatınızda bir değerlendirme yapabilirsiniz.
Başak burçları ve yükselen Başaklara gelince onlar da kendini anlama ve isteklerini tespit etme yolunda hala subjektif bir alanda. Bu kez nelere değer verdiğiniz, nelere sahip olduğunuz ve olmak istediğiniz konusu ön plana geçiyor. Bu değerler maddi de manevi de olabilir. Kendini anlama yolunda gereken daha çok manevi değerler ise bu ön plana gelebilir. Maddi sıkıntıların yaşandığı bir dönem de olabilir. Eğer paraya aşırı bağlanmış, kendi gerçek değerini bu alanla eş koşmuş bir kişiyseniz ve bu durum kendimizi gerçek anlamda tanımanızı ve değerlendirmenizi engelliyorsa, bu noktada maddi kayıpları da deneyimleyebilirsiniz. Sıkıntı içinde kalmak yerine maddi konuları sorgulamak ve bu konulara yaklaşımınızı daha iyi anlamak gerekebilir.  Bu alanda yaşadığınız sorgulamalar, kendi içinizde bir çözüm ve kararlılık oluşturuncaya kadar, yani Satürn’ün etkisi geçene kadar maddi konulara dikkat etmekte, ekonomi yapmakta ve bu alana aşırı ve takıntı oluşturacak derecede ilgi göstermemeye dikkat etmekte fayda var.
Bu arada Merkür’ün Aslan burcunda geri hareketinde olduğunu belirtmekte fayda var. Satürn konusu uzun olduğu için onu parça parça anlatacağım. Ama Merkür Aslan burcunda geri gittiği için öncelikle Aslanları ve yükseleni Aslan olanları dikkatli olmaya çağırıyor. Daha sonra Kova burçları ve yükseleni Kova olanlar etkileniyor. Ayrıca Akrepler, Boğalar da bu dönemde her zamankinden daha dikkatli olmalılar. Merkür geri giderken daha önce rutin olarak yaptığımız işleri yaparken tekrar tekrar kontrol etmeliyiz. Ayrıca yeni bağlantı ve anlaşmalarda da sorun çıkmaması adına dikkatli olmalıyız. Eskiden gelen işler ve sorunlar, yarım kalanlar içinse Merkür gerilemesi çok güzel bir tamamlama fırsatı.
Merkür’ün ateş burcu olan Aslan’da gerilemesinin genele olarak etkisi geçmişin, bugünün ve geleceğin olanaklarını görebilme kapasitesi oluşturmasıdır. Bu dönemde sadece geçmişimizden ibaret olmadığımızı, geleceği de düşünmemiz gerektiğini anlarız. Merkür'ün ateş elementinde geri hareketinde olduğu dönem, hayatımızın bu yönünü gözden geçirme, canlandırma için iyi bir fırsattır. Yaratıcılık içeren, örneğin resim yapma, müzikle uğraşma ya da diğer sanatsal aktivitelerle yaşam tarzını şekillendirmek mümkün olabilir.
Satürn’ün etkilerine ve Merkür gerilemesiyle ilgili diğer merak ettiğiniz konulara bir sonraki yazımda değineceğim.
Bu dönemde kararlarınızı aklınızın, kalbinizin ve sezgilerinizin ortaklığında almanızı dilerim…
LORELEİ

21 Temmuz 2012 Cumartesi

Ramazanın İlk Günü Özel Olsun Dedim: Mantı Yaptım



Bu sene de Ramazan Ayı geldi çattı. Sıcak ve uzun günlerde oruç tutmak epey zorlayacak gibi görünse de çoğumuz elinden geleni yapacak. Ben de hazır evdeyken ilk güne özel bir sofra kurayım istedim. Oruçluyken insanın canı herşey ister genelde ama benim canım en çok mantı istedi. Hem eşim de çok sever dedim, üşenmedim yaptım.

Nasıl yaptım derseniz. Önce hamurunu yumurta, un, tuz ve biraz ılık su ile yoğurdum. Baya sert bir hamur oluyor.

İçi  için ise: kıyma , büyük bir soğan, maydanoz, karabiber, tuz.

Şimdi mantı yapıyorum diyince öyle kocaman yufka açabiliyorum gibi de anlaşılmasın yani:) henüz o kadar becerikli olamadım. Ama yaklaşık 30 cm çapında açabiliyorum. Zaten daha büyüğü de iyi olmuyor. Kesip içini doldurup kapatıncaya kadar hamur yumuşayıp yapışıyor. O yüzden küçük yufkalar açmanızı ben özellikle tavsiye ederim:)

Akşam iftar vaktine yakın mantılarımı haşladım, üzerine sarımsaklı yoğurt, onun da üzerine naneli, biberli ve azıcık salçalı kızdırılmış tereyağını döktüm. En çok yağı döktüğümde çıkan foşşş sesisi seviyorum:))

Ohhh misss. Afiyewtle yedik valla. nefistiii.



19 Temmuz 2012 Perşembe

Şeflerin Düellosunu Seyrediyorum: Yorumlarım



Hafta içi neredeyse her akşam yayınlanan programı eğer evdeysem izliyorum. Yemek yapmayı ve yemek programları izlemeyi oldum olası sevmişimdir. Programla ilgili okuduğum yorumlara göre benim gibi yemek programı düşkünleri oldukça fazlaymış ve program iyi rayting alıyormuş.

Formatı bence oldukça güzel olan programda hoşuma gitmeyen noktalar var ama. Nasıl jüri üyeleri eleştiriyorsa yarışmacıları birer birer ben de onları eleştireceğim şimdi. Hemen Mehmet Özer'den başlamak istiyorum. Gereğinden fazla sert buluyorum onu. Ne olmuş canım altı üstü bir yemek. Dünyanın sonu sanki gibi davranıyor bazen. Ayrıca kendi yaptığı programı izleyenler varsa ki ben sık sık izlerdim, orada kendisinin yaptıklarını yarışmacılar yaptığında basıyor eleştiriyi. Hemen örnek veriyorum: İsrafın önde gidenini yapıyor, taslarda malzemeleri yarım yarım bırakıyorken yarışmacılara rahatlıkla israf yok, puan kırarım diyebiliyor. Bir de süre konusundaki cimriliği yaparken biraz empati kursa iyi olur. Kendi programında bütün doğrama, soyma, hamur açma, şekil verme,kızartma... gibi oyalayan işleri yardımcısının yaptığını düşünemiyor mu acaba?

Nalan Aksoy ve Yağız İzgül'ü ise pek tanımıyorum. Biri tencere markası sahibiymiş, diğerinin de organizasyon şirketi varmış. Neden orada olduklarını da pek anlamadım Ama neyse...

Programda hiç hazzetmediğim kişi ise programın sunucusu Atılgan Poyrazoğlu. Ben sevmedim. Yarışmacılara süre verilirken gereksiz karışması, süreyi kendisinin belirlemesi, zaten azıcık verilen süre zarfı içerisinde yarışmacıları rahatsızlık verecek derecede oyalaması, her lafın içinde olup herkesten çok konuşması, espiri yapıyorum sanıp boş konuşması... gibi itici özellikleri var bence.

Yarışmacıların yaptıkları yemeklere gelince çoğunu ilginç ve değişik buluyorum. Hoşuma gitmiyor değil yani:) Değişik soslar, baharatlar kullanmak, değişik şekillerde pişirmek falan güzel oluyor. Yalnız şunu da belirtmek isterim ki bu yarışmada şunu öğrendim, biz senelerdir yemeklerimizi soğan salça koyarak pişiriyorduk, hata yapıyormuşuz şarap koymak lazımmış;))

18 Temmuz 2012 Çarşamba

Tatil Bitti Resimler Kaldı: Alaçatıdan Görüntüler

Yaz gelse de tatile gitsek bütün senenin yorgunluğunu üzerimizden atsak diye beklerken bir de baktık bitmiş de evimize geri dönmüşüz bile...

Bu sene Çeşme'deydik.İlk defa gittiğim bu ilçeyi inanılmaz çok beğendim. Özellikle çok merak ettiğim Alaçatıya hayran oldum. Ama akşamları felaket kalabalık oluyormuş:) Fotoğraflarım da kalabalığın içinde ilerlemeye çalışırken çekildi. Hoşgörürsünüz umarım.





Dar sokakları, çiçekli sarmaşıklı küçüçük binalarıyla çok ama çok şirin bir yerdi Alaçatı. Ayrıca belirtmek isterim ki cumartesi günleri pazarı var. İstanbuldaki semt pazarlarından çok bir farkı yok. Ama ben rastlarsanız  gene de gezin derim. Birde meşhur İmren Pastaneleri var. Orda sakız tatlısı, sakızlı muhallebi, sakızlı dondurma veya sakızlı türk kahvesi seçeneklerinden birini veya hepsini deneyin diyebilirim:)

Ayrıca İmren'in masa örtüleri çok hoşuma gitti. Fotoğrafını çekip paylaşmadan edemedim:) altındaki resim de meşhur sakız tatlısı. Ben en çok onu beğendim...



17 Temmuz 2012 Salı

Lorelei Diyor ki: Mars ve Satürn Terazi’deyken neler olabilir?

Kısa bir aradan sonra yine sizlerleyim. Nasılsınız bakalım? Bazılarınız daha iyidir Mars Başak’tan geçti. Bazılarınız da Mars Terazi’ye geçtiği için biraz daha kötü. Ama bu bir devri daim. Hayatın akışı içinde kimi zaman sıkıntılı kimi zaman da daha rahat olacağız. Önemli olan bu devreleri en iyi, kendimize, ruhsal ve zihinsel tekamülümüze en fazla yararı olacak şekilde geçirmek.

Şimdi gelelim Mars ile Satürn’e? Ne olmuş onlara diyecekseniz. Mars uzun zamandır seyir halinde olduğu Başak’tan Terazi’ye geçti. Başak’ların sıkıntılı dönemleri hafifledi. Terazi’ler için dikkat edilmesi gereken bir dönem başladı. Tabii bu durum yükseleni Terazi olanlar için de geçerli. Sözünü ettiğim durum Ay burcunuz Terazi’deyse de sizi ilgilendiriyor ama yükseleni Terazi olan biri kadar etkilemiyor.

Satürn’ün de uzun zamandır bir ileri bir geri Terazi’de olduğunu biliyorsunuz. Mars ve Satürn’ün aynı burçta olması Teraziler ve yükseleni Terazi olanlar açısından biraz sıkıntı verici bir dönem olmasına neden oluyor. 3 Temmuz günü Mars Terazi burcuna geçti. 3 Temmuz-23 Ağustos arasında Terazi’de kaldıktan sonra 23 Ağustos – 7 Ekim arasında Akrep’te olacak. Mars, 7 Ekim – 17 Kasım arasında ise Yay burcunda ilerlemesine devam edecek.

3 Temmuz – 23 Ağustos arası dikkat çekici bir dönem çünkü uzun bir aradan sonra Mars yeniden öncü bir burçta olacak. Bu tarihler arasında haritalarında öncü burçları güçlü olanlar ve özellikle öncü burç yükselenler (Koç, Yengeç, Terazi ve Oğlak) çok daha hızlı adımlar atmak ve harekete geçmek zorunda kalacak. Uzun zamandır ertelenmiş olan işler yeniden harekete geçirilecek. Sürüncemede olan kararlar ele alınacak. Bu dönemde ilişkilere, anlaşmalara, ortaklaşa işlere daha soğukkanlı yaklaşmak
gerekebilir. Mars ve Satürn’ün aynı burçta olması dikkatimizi problemlere ve engellere odaklamamızı zorunlu kılacak.
Terazi burcunun doğum haritanızda hangi eve geldiğine dikkat ederek de 23 Ağustos’a kadar hayatınızı etkileyecek daha soğukkanlı ve dikkatli olmanız gerekecek konuları belirleyebilirsiniz. Ben kısaca yükseleninize göre sıralayayım.

Yükselen Koçlar, Mars Terazi’de iken ortaklıklar, evlilikler ve ticaretle ilgili konularda dikkat etmek zorunda kalacaklar.

Yükselen Boğalar, günlük işler, görevler, çalışma hayatı ve sağlıkla ilgili konulara dikkat etmeliler.

Yükselen İkizler, Marsın Terazi’de olduğu dönem boyunca sanat, yaratıcılık, aşk ve çocuklar ile ilgili konulara daha hassas yaklaşmalılar.

Yükseleni Yengeç olanlar, ev, aile, mülk alımı gibi konularda normalden daha fazla uğraşmak zorunda kalabilirler.

Yükseleni Aslan olanlar, iletişim, kısa yolculuklar, kardeşlerle ilişkiler gibi alanlarda dikkat etmek zorunda kalacaklar.

Yükseleni Başak olanlar ise, mali konular, tüm taşınabilir mallar, borç verilen para (alacaklar), kazançlar ve kayıplar alanlarında daha fazla uğraşmak zorunda kalacaklar.

Yükselen Teraziler bu dönemde kendi kimlikleriyle ve dış dünyanın onları gördüğü şekilleriyle bir başka deyişle imajlarıyla ilgili daha fazla uğraş içinde olabilirler.

Yükselen Akrepler, Terazilerin tersine iç dünyalarıyla, bilinçaltlarıyla daha fazla ilgilenecekler.

Yükselen Yaylar, arkadaş grupları, hayalleri, idealleriyle ilgili sorunları çözmeye çalışacaklar ya da hayatlarının merkezinde bu konular olacak.

Yükselen Oğlaklar ise, hayatlarının merkezine şu konuları koyacaklar: Sosyal statü, ün, kariyer, işverenler, itibarlı pozisyonlarda bulunan kişiler, karar-alma sürecindeki tüm otorite figürleri, yasaları güçlendirenler, anne/baba.

 Yükselen Kovalar, uzun yolculuklar, yabancı ülkeler, yüksek öğrenim, üniversite, görgü kuralları, gelenek ve görenekler, yargı, yasalar, din, yayıncılık alanlarından biri ya da
birkaçıyla ilgilenmek zorunda kalabilirsiniz.

Yükselen Balıklara gelince onlar da ölüm ve sonrası, derin dönüşümler, psikoloji, terapi, sırlar, tabular, cinsel deneyimler, miras, vergi, sigorta, borçlar, paylaşılan kaynaklar, eşinizin veya ortağınızın varlıkları ve paraları, ortak paralar gibi konularla ilgili uğraş verebilirler.

Geçmişe dayanan astrolojik bilgilerde astrologlar Mars ve Satürn gezegenlerinin buluşmasına önem vermişlerdir. Özellikle dünya/politik astroloji açısından bu dönemler kritik zamanlara işaret ederler. Şimdi bu yaz aylarında benzer bir dönemden geçmekteyiz. İki yıpratıcı, zorlayıcı güç olarak görülen Mars ve Satürn 15 Ağustos’ta tam olarak yan yana gelecek. Kişisel olarak etkilerini de bir sonraki yazımda anlatacağım.
Hayatınızla hayalleriniz sizi hep daha ileriye götürsün…
LORELEİ

5 Temmuz 2012 Perşembe

İstanbul Hatırası: AHMET ÜMİT


Büyük hevesle çektiğim ve paylaşmayı istediğim resmi yayınlayabiliyorum sonunda. Aslında çok klişe bir resim kahve fincanı yanında kitaplar biliyorum ama nedense kahve içerken kitap okumak çok daha keyifli oluyor. Hele okuduğunuz kitap da keyifliyse ikiye katlanır alınan haz. İşte Ahmet Ümit'in İstanbul Hatırası da öyle bir kitap. Ben kendi adıma çok severek okudum. Ayrıca çok da fazla şey öğrendim. Tek sorun kitap biraz fazla kalınca olduğundan okuması uzun sürdü. Bir de yazın kışa göre daha fazla gezip tozmaca olduğundan oturup kitap okumaya biraz daha az vakit kalıyor. Kitap okumamak için bu bir bahane olamaz tabii.




Neyse gelelim kitabımıza. İstanbul Hatırası polisiye bir kitap. İstanbulun çeşitli yerlerinde işlenen 7 cinayeti araştırıyoruz bu kitabı okurken. Ama şunu da söylemem gerekir ki dünyalar güzeli şehrimiz İstanbul'un tarihi, bu şehrin gelmiş geçmiş önemli imparatorları katil ve makdullerin biraz önüne geçiyor. Okudukça daha bir bilgileniyorsunuz ve daha da bir merak ediyorsunuz.

Kitabın konusu öyle anlatılabilecek cinsten değil. Yani çok geniş. Kahramanımız Komiser Nevzat'ın hayat hikayesi ise yürekler acısı. Eşi ve kızını arabasına koyulan bombanın patlaması sonucu kaybetmiştir. Mesleği yüzünden başına gelen olay, onu işinden soğutamamış, daha da işkolik bir hale getirmiştir. Nasıl olmasın ki sonuçta çözülmesi gereken bir cinayetler zinciri ve yakalanması gereken katiller varken.... Kimdi acaba bu katil veya katiller? Vermek istedikleri mesaj neydi peki? Neden cesetleri İstanbul'un tarihi için önemli noktalara bırakıyorlardı?


27 Haziran 2012 Çarşamba

Unuttum Sanmayın, Burdayım

Bu aralar işlerimiz öyle yoğun ki maalesef yazmaya fırsat bulamıyorum. Ama sakın unuttum sanılmasın ve tabii unutulmayayım da. Ben burdayım. Geri döneceğim. Bugünlük sadece bu güzel şarkıyı paylaşayım dedim:))

Yine Göksel'den...


18 Haziran 2012 Pazartesi

Lorelei Diyor ki: Gökte ne varsa yerde de o olur!


Bu aralar gökyüzünde olay üstüne olay oldu farkında mısınız? Yeryüzü de bir hayli karışık. Çünkü kadim astrologların dediği gibi gökte ne olursa yerde de o oluyor. Örneğin Güneş ve Ay tutulmaları üst üste geldi. Arkasından da Venüs geçişi. 24 Haziran’da da kesinleşecek olan bir Uranüs-Plüton karesi var. Bu kare ekonomik, sosyal ve kültürel değerlerde önemli değişim ve dönüşümlerin en yoğun dönemlerine girecek olduğumuzu göstermekte. 24 Haziran tarihinde bu karenin kesinleşiyor olması Haziran ayının çok hareketli geçeceğine işaret ediyor. 24 Haziran 2012’de kesinleşecek Uranüs-Plüton karesinden önce, bu karenin uyandırıcı, değiştirici ve dönüştürücü etkilerini yaşamaya başlayacağız. Venüs geçişi civarında yaşanması muhtemel salgın hastalıklar riski Uranüs-Plüton karesinin etkinleşmesiyle artabilir. Yaz aylarında sağlığımıza özen göstermemiz gerekiyor.

Venüs geçişi civarında inançlarda karmaşa dönemleri görülür. Venüs Geçişi öncesinde 20 Mayıs 2012 tarihinde gerçekleşen güneş tutulması Neptün ile kare açı yaptığı için bu riski arttıracak. Tutulma İkizler burcunun ilk dekanında gerçekleşti. Kadim astrologlarca İkizler burcunun ilk dekanındaki tutulmalar din adamları ve mezhepler arasında ihtilaf, ilahi kurallara itaatsizlik getirir. Tutulmanın Neptün ile dik açıda olması ve tutulma sonrasında gerçekleşecek Venüs geçişinin de İkizler burcuna düşüyor olması, inançların sorgulanması zamanlarında olacağımızı, kafaların karışık olacağını gösteriyor.

Tutulmayı takip eden yakın zaman diliminde, hayata bakışımızı ve inançlarımızı etkileyecek türde önemli şeyler öğrenebiliriz. Bu bilgiler kafamızı karıştıracaktır büyük olasılıkla. Çünkü tutulma Neptün ile dik açıda ve bu türde irtibatlar öğrenilen yeni ve farklı bilgilerin mevcut bilgi ve inançlarla entegrasyonunda zorlanma ve dengesizliklere işaret eder. Bu etkilerin ortaya çıkması 11 Haziran’da Jüpiter’in İkizler burcuna geçiş yapmasıyla tetikleniyor. Bu tarih civarlarında insanoğlu kendi geçmişiyle, kim olduğuyla, Dünya’daki misyonuyla ilgili çok önemli bilgilere ulaşabilir. İkizlerde Jüpiter, her tür bilgiye ve deneyime açtır. Evrenin izin verdiği kadar öğrenmek ister. Zihinsel olanı ve öğrenmeyi anlatan İkizler burcunda, genişlemeci Jüpiter’in yerleşmiş olması, kendimizi, zihinsel olarak geliştirme fırsatına sahip olacağımızı göstermektedir.

Bu yakınlarda Venüs doğasında girişimler yapmamız gerekiyorsa nelere dikkat etmeliyiz? (ilişkiye adım, evlilik adımı, estetik müdahaleler, sanatsal çalışmalar, dekorasyon değişiklikleri vs gibi girişimler). Böyle bir durumda Venüs’ün diğer gezegenler, özellikle de Ay’dan etki almadığı zamanları seçebiliriz. Yani hangi tarihlerden özellikle uzak durmalıyız? 29 Mayıs, 4 Haziran, 10-11 Haziran, 17-18 Haziran, 24-25-26 Haziran.

Bu haftaki önemli olaylara gelince…

Salı günü yeni adımlar için Ay ve Güneş’in tam kavuşumda olacağı 18:03 sonrasında aktif olmak daha isabetli olacak. 28 derece İkizler burcundaki bu kavuşum iletişim, haberleşme, bilgi alışverişleri, eğitim, yayıncılık, duyurular, önemli konuşma ve görüşmeler açısından yeni adımlar atabileceğimiz bir süreci işaret ediyor. Öte yandan, Venüs’ün henüz İkizler burcunda geriliyor olduğunu unutmamak gerekir. Ayrıca yeniayın gerçekleşeceği akşam saatlerinde 18:03 ile 20:34 arasında Ay boşlukta ilerliyor olacak bu yüzden, kalıcı ve somut sonuçlar elde etmek beklentisinde olacağımız girişimleri Ay’ın boşluktan çıkması ve Yengeç burcuna girmesi sonrasına (20:34) bırakmak daha isabetli olacak.

Çarşamba günü boyunca Ay Yengeç burcunda ilerliyor. Ailevi ve milli konuların vurgu kazanacağı bir gündeyiz. Gün boyunca etkin olacak Merkür-Satürn karesi fikir ve görüşlerimizi başkalarına kabul ettirmekte zorlanacağımızı gösteriyor. İletişim ve haberleşme konusunda stres yaşayabiliriz. Kendimizi ifade etmekte zorlanabiliriz. Bu yüzden önemli görüşme ve yazışmalarımızı bugüne denk getirmek iyi fikir olmayabilir. İmza atmamız gereken şeylerle ilgili de benzer etkiler söz konusu. Ticari konularda da hızlı adımlar atmamız zor olacak gibi gözüküyor.

Sabah saatlerinde etkin olacak Ay-Uranüs karesi ve hemen ardından gelen Ay-Plüton karşıtlığı işlerimizin iniş çıkışlı ilerleyeceğini gösteriyor. Öğle sonrasındaki saatler de dahil olmak üzere etkin olacak bu gergin açılar seyahatler ve taşınmalar, kamusal görevi olan kişilerle görüşmeler, evlilik ve ilişkilere yönelik adımlar, ameliyatlar, mücadeleli ve riskli işlere girişmek için uygun gözükmüyor. Bu saatlerde elimizden geldiğince hoşgörü ve esneklik göstermeliyiz. Merkür-Satürn karesinin kesinleşeceği akşam saatlerinden sonra gergin etkiler giderek azalacak.

Şimdilik bu kadar!
Yıldızların ışığı size yol göstersin…
LORELEİ

13 Haziran 2012 Çarşamba

Objektifimden Yansıyanlar


Hani benim meşhur yaz geldi  ya ile başlayan cümlem var ya, işte yaz gerçekten tam olarak kendisini hissettirmeye başladı son günlerde. Sıcaklardan ne yapacağımızı şaşırdık. Şimdilik sadece klimalı ortamlarda serinlemeye çalışarak, soğuk bir şeyler içip ferahlayarak vakit geçirmeye çalışıyoruz. Haliyle insanın canı bilgisayar başında vakit geçirmeyi de pek istemiyor. 

Ben de bu aralar fotoğraf çekme işine pek bir kafayı taktım. Öyle çok profesyonel bir fotoğraf makinem olmasa da gördüğüm her güzel şeyin resmini çekmek hoşuma gidiyor. Baktım bayağı da bir fotoğrafım birikmiş. İçlerinden bir kaç tanesini seçip sizlerle paylaşmak istedim.










11 Haziran 2012 Pazartesi

Lorelei Diyor ki: Jüpiter burcunuza ne konuda bolluk bereket getiriyor?


11 Haziran Pazartesi günü 20:23'te  Jüpiter, İkizler Burcu’na giriyor ve 26 Haziran 2013'e kadar burada kalacak. Bu süre içinde özellikle 4 Ekim – 30 Ocak arasındaki gerileme dönemine dikkat edilmesi gerekir. Bu dönemde ailevi konularda dikkat çeken gelişmeler yaşayabilirsiniz. Evinizle ilgili hedeflerinizi gerçekleştirmek için büyük bir ciddiyet ve disiplinle çalışabilirsiniz. Evde önemli bir efor sarf etmeniz gereken konular gündeme gelebilir. Otorite konumunda olan önemli kişilerle ailevi konuları görüşebilirsiniz. Daha korumacı ve merhametli tavırlarınız olabilir.  Duygu yüklü görüşmeler ve ziyaretler gerçekleştirebilirsiniz.
İkizler burcundakiler ve yükseleni İkizler olanlar; bu dönemde, mekan, kent değişimi, yeni iş, yeni aşk vs hususunda kişi şanslıdır. Kişilik gelişimi hız kazanır ve dışa dönük, neşeli olur. Hayata daha mutlu gözle bakarız ve çevremizde saygınlığımız artar. Çevremiz genişler. Evlilik için; şayet devam eden bir ilişki varsa evliliğe gider. Yeni ilişki, doğum yıldızlarının açısına göre evliliğe gidebilir. Genişleme ve ilerleme insana kendine güven verir. Negatif olarak; kişi aşırılıklara yönelir, ve kendini hazırlıksız dağıtmanın ceremesini bu yıldızın etkisi geçtikten sonra çekmeye başlar. Ayrıca, iyi değerlendirilmeyen yeni girişimler, fırsatlar sonuç vermez. 

Boğa burçları ve yükseleni boğa olanlar,yaptığınız işte genişleme söz konusu olabilir. Çabalarımızın somut meyvelerini alma dönemidir. Öte yandan büyük toplu paralar harcamaya da işaret edebilir.

Koçlar ve yükseleni Koç olanlar; Jüpiter sizin çevre, kardeşler, yakınınızdaki insanlar, eğitim, bilgi ve kısa yollar evinizdedir. Bu alanlarda gelişme, büyüme bekleyebilirsiniz. Bazı sürprizler yaşayabilirsiniz. Eğitim, eğlence vesilesiyle kısa seyahatler yaparsınız. Evi taşıyabilirsiniz. Kısa yollar, görüşmeler ile yeni insanlar tanıyabilirsiniz.  İletişim araçlarını, yazı işini bol kullanabilirsiniz. Kontrat vs konulara dikkat etmeliyiz.

Balıklar ve yükseleni Balık olanlar; eşya yenileme, lüks eşya alma söz konusu olabilir. Evde bol misafir ağırlama, eğlence düzenleme, evde bulunmaktan keyif alma. Bu evde de, kent değişimi söz konusu olabilir. Eve yeni bir üyenin katılımı mümkün. Belki bir bebek veya dışarıdan aile üyesi olmayan birinin dönem boyunca sizde kalması vs. durumlar söz konusu olabilir. Aile ilişkileri daha barışçıl, huzurlu hale gelir. Kötü açılı ise, sorunlar abartılır, büyütülür. Parasal konularda evde anlaşmazlık olabilir. Evle ilgili masraf artabilir.

Kova burçları ve yükselen Kovalar ise; aşk, eğlence, sosyal yaşam, sosyal faaliyetler, çocuk, borsa, milli piyango gibi alanlar hayatınızda önemli olur. Bu dönemde aşık olursunuz. Tabii diğer açılara bağlı olarak kalıcı veya kısa sürelidir. İşte büyük bir girişime atılır veya daha önce başlattığınız işinizde maddi ve boyut olarak büyüme yaşayabilirsiniz. Veya kötü açılı ise, hatalı işler yaptıysanız batmanız bu dönemde olabilir. Borsa gibi yatırımdan ya çok kazanırsınız ya da tüm parayı batırırsınız. Havadan para kazanabilirsiniz. Tanınma veya bir ün büyümesi yaşayabilirsiniz. Transit hiçbir şey vermezse bile, size bu evde mutluluk duygusu ve eğlenme isteği verir. Yeni bir hobi, sosyal faaliyete başlarsınız.

Oğlaklar ve yükselen Oğlaklar; bu dönemde iş yerinde koşullar düzelebilir, daha huzurlu bir çalışma ortamına sahip olabilirsiniz, çalışmaktan keyif alırsınız. İşte bilgi ve tecrübeniz artar. İşler ve günlük hayat size daha kolay ve zevkli gelir. Gündelik hayat daha zengin ve renkli olur. Sağlık daha iyi olur. Varsa sağlık sorunu bu dönemde şifa bulma imkanınız daha yüksektir. Olumsuz ise, sağlık sorununu büyütür. Artık sağlığınızla ilgilenmek durumunda kalırsınız. Ama yine de sağlık sorununuzu çözersiniz.

Yaylar ve yükseleni yay olanlar; bu dönemde yoğun ve geniş bir ikili ilişkiler dönemi geçirirsiniz. Kendinizi bu ilişkilerde yaşayacağınız tecrübelerle geliştirirsiniz. Eksik veya geliştirmediğiniz bir yanınızı keşfedersiniz. Ve bunu geliştirmek için fırsatlar yakalarsınız. Bekârsanız evlilik teklifleri alırsınız. Ve belki de evlenirsiniz. Âşık olursunuz. Aynı zamanda düşmanlarınızı açık açık görürsünüz ve açılar iyi ise, onların karşısında daha güçlü bir konuma gelirsiniz. Kötü ise, yenilebilirsiniz. Ama yine de, tecrübeniz sizi daha deneyimli hale getirir.
Akrepler ve yükseleni Akrep olanlar; Jüpiter, yatırım, ortak para işleri, bireysel yatırım, miras, inancı, hayatın derinliklerini düşünme, gizli işler, psikoloji, eşten de sorumlu evdedir. Bu dönemde eşten kaynaklanan maddi büyüme veya sizin yatırım işlerinizde büyüme, büyük, toplu bir somut mala sahip olma söz konusu olabilir. Veya yoğun bir borç ödeme dönemidir. Toplu para çıkabilir borç için, yatırım için. Gizli aşk yaşanabilir, gizli bir hayranınız olabilir. Gizli kıskançlıklar yaşanabilir.
Terazi burçları ve yükselen Teraziler; uzun yoldan gelen veya giden olur. Siz uzun yollar yapabilirsiniz. Terfi, bilgi artırma nedeniyle seyahat veya başka yere yerleşme söz konusu olabilir. Uzun bir yoldan, uzaktan bir aşk yaşanabilir. Size yabancı, yetkili ve etkili kişilerle iş görüşmeleri olabilir. Kariyer için eğitim, sınav gündeme gelebilir. Yeni bir meslek edinebilirsiniz. Hayat felsefeniz yenilenir, genişler ve yaşam tarzınıza hâkim olabilir.
Başaklar ve yükselen Başaklar; bu dönemde hayatta müthiş bir açılma, genişleme ve yükselme arzusu duyarsınız. Adımızın başına yeni bir statü istersiniz. Ve bunu elde edebilirsiniz. Fırsatları akıllı ve ustaca değerlendirebilirseniz, sosyal standartlarınız yükselir. Zengin olabilirsiniz veya geliriniz artabilir. Büyük ün, saygın bir yere gelme, adınızı dünyaya duyurma söz konusu olabilir.  Negatif açılı ise, istekleriniz için çabalasak da elde edemeyebilirsiniz, fırsatları kaçırabilirsiniz. Veya kötü bir ün elde edebilirsiniz.  

Aslanlar ve yükselen Aslanlar; büyük bir veya birkaç idealinize kavuşabilirsiniz. Hedefinize ulaşabilirsiniz. Bir grup çalışmasına katılabilir ve ilgi alanınızla ilgili yeni yüzler tanıyabilirsiniz. Grup çalışmaları vasıtasıyla amacınıza ulaşabilirsiniz. Bu dönemde dostların desteğini alırsınız. Negatif açılı ise, bazı kişiler tarafından kullanılabilirsiniz veya siz kendi büyük amacınız için insanlara çıkarcı yaklaşabilirsiniz.

Yengeç burçları ve yükselen Yengeçler; Transit Jüpiter sayesinde ruhunuz huzur bulur. Sanki sebepsiz bir huzur, neşe duyumsarsınız. Hayata daha sakin ve pozitif bir gözle bakmaya başlarsınız. Huzurunuzu artıracak, sizi ruhsal olarak zenginleştirecek mekanlara, ortamlara girmeye çalışırsınız. Veya inzivada kalmak hoşunuza gider. İçsel bir genişleme, rahatlama yaşarsınız. Psikolojik, bilinçaltı kökenli sorunlarınız sanki kendiliğinden birden iyileşir. Kötü açılı ise; hayal ve fantezi dünyasına dalıp gerçeklerden ve hayatın sorumluluklarından kaçarsınız.

Bugünlük de bu kadar. Jüpiter hepimize bolluk, bereket getirsin ama en çok çevresine bereket saçanlara...
LORELEİ

5 Haziran 2012 Salı

Evdeki Bayat Ekmekleri Bu Hale Getirdim


Geçen hafta sonu misafirlerim vardı. Beraber oturduk, yedik içtik. Çok güzel vakit geçirdik. Ama fazladan aldığımız ekmekleri eşimle iki kişi bir anda tüketemedik. Tam küflenecekler ne yapsam derken aklıma köftelere koymak üzere un haline getirmek geldi. İnanın çok az zamanımı aldı. Önce ekmekleri küçük küçük doğradım. Sonra fırında biraz kuruttum. Arkasından da robotta un haline getirdim ve kavanoza doldurdum. Artık köfte yapmak için bayat ekmeğe ihtiyacım yok:)

Bir de dün akşam bu unu pane harcı olarak kullandım. Kullanacağım kadarının içine tuz ve baharatlar ekleyerek harcımı hazırladım. Önce yumurta, ardından hazırladığım harca buladığım tavuklarım çok lezzetli oldu:) Tavsiye ederim.

 Milyonlarca insanın açlıktan öldüğü dünyada bir  parça bile olsun ekmek israf etmemiş olmak ve bize verilen  nimetlerin kıymetini bilmek çok güzel bir duygu. 






4 Haziran 2012 Pazartesi

Lorelei Diyor ki: Ay Tutulması, Neptün ve biraz da Satürn…


Merhabalar…

Bugün 14.11’de Türkiye’den gözlenemeyecek olsa da hepimizi etkileyecek bir ay tutulması yaşayacağız. Yay burcunda olacak parçalı ay tutulması hepimizi etkileyecek. Bu tutulma 15 gün önce başlayan olayların etkilerinin net bir şekilde açığa çıkmasına neden olabilir. Bazı sonlanmalar, kayıplar, ayrılıklar yaşanabilir. İşiniz veya toplum içindeki statünüz açısından zorlayıcı gelişmelerle karşılaşabilir, konumunuzu değiştirmek isteyebilirsiniz. Mesleki anlamda çalışmalarınızı sonuçlandırabilirsiniz. Otorite konumunda olanlardan bazı haberler alarak işlerinizi bitirebilirsiniz. Kariyerinizle ilgili dikkat çeken gelişmeler yaşayabilirsiniz. Büyük bir azim ve irade göstererek hedeflerinize ulaşmayı başarabilirsiniz. Tabi Yay sizin hangi evinize denk geliyorsa o alanda zorlayıcı gelişmeler de yaşayabilirsiniz ya da zaten bir hafta 10 gün önce yaşadınız veya bir hafta 10 gün içinde yaşayabilirsiniz.

5 Haziran Salı ise Neptün, Balık Burcu’nda gerilemeye başlıyor. 11 Kasım’a kadar sürecek olan bu gerileme dönemi kimliğiniz ve imajınızla ilgili planlarınızı ertelemenize yol açabilir. Birine ya da bir duruma bağımlı hareket edebilirsiniz. Mağdur olduğunuz eski konularda girişimlerde bulunabilir ve bunlara yönelik plânlar yapabilirsiniz. Tasarım ve hayal gücü gerektiren eski işler gündeme gelebilir.
7 Haziran Perşembe günü Merkür, 26 Haziran’a kadar kalacağı Yengeç Burcu’na giriyor. Yaratıcılığınızı gösterebileceğiniz işlerde büyük başarı sağlayabilirsiniz. Ailevi konularda sevinçli haberler alabilirsiniz. El becerilerinizi sergileyebilir, iletişim ve ulaşım alanında oldukça meşgul olabilirsiniz. Estetik değerleriniz yükselebilir. Ortaklaşa faaliyetlerde bulunabilirsiniz. Sevdiklerinizle ilişkilerinizi uyum içinde sürdürebilirsiniz.

Satürn yazısının birazını anlatalım. Bir ordan bir burdan oldu ama bu haftalık böyle olsun. Malum üst üste tutulmalar yaşadık, biraz karışıklık olması çok doğal. Satürn 8. ev, 9. ev ve 12. evde kişiyi nasıl etkiliyor anlattık. Satürn 1.evde kişi, eğer 12.evde mücadele edip başarı kazandıysa, kendini en büyük gücü ele geçirmiş sanır. Güç bende artık, duygusu hakim olabilir. Satürn 1.ev sürecine girdiğimizde, büyümüş bir şey değil büyütülecek bir şey verir bize. Bu yeni bir iştir, çocuktur, ilişkidir, evliliktir, yeni kenttir veya statüdür. Yani asıl iş daha yeni başlar. Asıl sorumluluk şimdi başlamıştır. Transit Satürn 1.ev düşüş sürecinin riskine maruz kalabilirsiniz. Yani bu süreçte düşmek kolaydır. Ve bu süreçte düşüş olursa, toparlanmak transit 

Satürn yükseliş sürecine geçtiği döneme kalır. Transit Satürn Yükseliş trendine ancak 4.evden sonra ve asıl 5.ev üzerine gelince başlar yeniden. Satürn kalıcı kariyer/hayat düzeni için en önemli yıldızdır.
Satürn’ün 10. evdeki etkisi 20 yıldır yaptığımız yatırımların karşılığını topladığımız bir hasat dönemidir. Eğer yeterince çabalamadıysak problemli bir dönem de olabilir. Unutmamamız gereken konu ise bu döngüde en önemli noktada olduğumuzdur. Artık kim olduğumuzu, ne istediğimizi, ne gibi çabalar sarf ettiğimizi ve neyi hak ettiğimizi topluma gösterme zamanı geldi. Satürn tam tepede, hem objektif hem de bize ait alanda, her şeyi objektif olarak gösterebilme fırsatı verecektir. Özellikle kariyerle ilgili olarak yeni sorumluluklar alabiliriz.
10. ev, 4.evin karşısı olduğu için aşırı çalışma ve büyük yükler evde de sorunlara sebep olabilir. Bu noktada işe, toplumsal konumumuza kendimizi kaptırabiliriz ve iç dünyayı ve ailevi temaları ihmal edebiliriz. Bu yüzden 14 yıl önce Satürn 4.evdeyken ne temel attığımız çok büyük önem kazanır. O zaman iyi atılmayan temeller şimdi problem yaratabilir, başarımızı baltalayabilir. Adımlarımızı yerinde attıysak, yeterince çaba sarf ettiysek bu dönem hayatımızın en ödüllendirici dönemi olabilir.
Haftaya kadar yolunuz hep aydınlık olsun…
LORELEİ

3 Haziran 2012 Pazar

Vapurdan Boğaz Manzaraları

Dün Kadıköy'den vapurla Eminönüne geçerken, vapurdaki turistlerin boğazın eşsiz güzelliklerini fotoğraflama çabalarını görünce dayanamadım, ben de çantamdan çıkardım  fotoğraf makinemi ve onlarla yarışırcasına ben de çekmeye başladım hemen resimleri...

Sonra da burdan paylaşmak istedim. Hem belki İstanbul'da yaşamayan ve özleyenler vardır. Ya da İstanbul'da yaşayıp da koşuşturmacanın içerisinde bu güzelliklere bakmaya fırsat bulamayanlar:) Ee hadi o zaman buyrunuz resimler:









30 Mayıs 2012 Çarşamba

Yalnız Kuş

Bu şarkıyı son günlerde radyoda sıkça dinliyorum. Hoşuma gittiği için paylaşmak da istedim:)
Gülücük yaptım ama aslında hüzünlü bir şarkı. Daha doğrusu albümün neredeyse tamamı hüzünlü. Ne diyeyim. Göksel uygun görmüş böyle yapmış bu sefer albümünü. Yakışmış ama, diğer hepsi gibi...


İlk Kanaviçe Panom

Daha önce bu aralar yeni hobimin kanaviçe olduğunu yazmıştım. Elimdeki işi bitmeden bu sefer paylaşmayacağımı da söylemiştim (daha önce yarım bıraktığım işlerimden dolayı:). Bu sefer bitirdim. Gerçi çok küçük bir modeldi zaten. Ama bitti. Hem de çok keyif alarak işledim.

Aslında güzelce çerçeveletip, duvara asıp öyle sergilemek istiyordum. Ama yapım bu ya illa acele edicem:)
Evde daha önce ikeadan aldığımız çerçevelerden birine öylesine gerdirip fotoğrafladım. Hemencecik de paylaşıyorum.  Umarım beğenirsiniz.

Bu boyda üç tane yapıp altalta duvara asmayı düşünüyorum. Artık son çerçeveli halini bir de o zaman paylaşırım:) 


29 Mayıs 2012 Salı

Aya Bak Yıldıza Bak

Her sabah serviste gelirken Nihat Sırdar'ı dinlediğimden daha önce bahsetmiştim. Orda bolca çalan bir şarkıya artık benim de kulağım alıştı. Her gün dinlemek alışkanlık yapıyor olsa gerek:) Burdan sizlerle de paylaşayım istedim. İyi dinlemeceler:)


Rengarenk Takılar

Facebook, twitter derken pinterest, tumblr falan bir sürü sosyal paylaşım sitesi oldu. Ben de zaten hep sevmişimdir site site dolaşıp, rengarenk, neşeli fotoğraflara bakmayı. Beğendilerimi kaydetmeyi de pek ihmal etmiyorum:) Ama kaydettiklerim hep genel dolaşan resimler. Herkesin baktıkları, kaydettikleri. Yoksa emeğe saygım sonsuz;))

Bu sefer de beğendiğim takıları sizlerle paylaşayım istedim. Önce son zamanlarda moda olan ve benim çok ilgimi çeken tırnak yüzüklerine bakalım:)



28 Mayıs 2012 Pazartesi

Lorelei Diyor ki: Transit Satürn’ün gerçek yüzü


Bugün sizlerle herkesin kötü bir gezegen olarak bildiği Satürn’ün gerçek anlamını anlatacağım. Satürn, bizim daha iyi bir insan olmamız yolunda bizi zorlayan ve hatalarımızı gösteren bir insandır, annedir, öğretmendir ya da acı ama doğru sözler söyleyen bir dosttur kısaca hayatımızda bizi eğiten ve doğru olmamızı sağlayan kim varsa o’dur.
Transit yani gökyüzündeki Satürn, şu anda Terazi burcunda geri gitmesini sürdürüyor. 25 Haziran’a kadar da geri gidecek daha sonra ise Terazi burcundaki hareketine düz olarak devam edip 5 Ekim’de Akrep burcuna geçecek. Satürn gerilemesi döneminde dikkati elden bırakmazsanız, ileri dönük yapılandırıcı konularda başarı şansınız artar. Ancak plansız hareket ederseniz, bu gerilemeden daha çok etkilenirsiniz.
Satürn eğer bu dönemde haritanızda 8. Evden geçiyorsa bir yüzleşme dönemindesiniz demektir. Transit Satürn’ün 8. Evde olduğunu yükselen burcunuza yani 1. Evinizin yerine göre belirleyebileceğinizi önceki yazılarımdan biliyorsunuz. Bilmeyenler için internette ücretsiz doğum haritası çıkaran sitelerden doğum tarihiniz ve doğum saatiniz ve yerinizle öğrenmeniz mümkün. Saatiniz çok önemli yoksa yükseleninizi tespit etmeniz zor. Yükselen yani 1. Evi bulduktan sonra 8. Evinize bakın. Satürn şu an oradaysa ya da oraya yaklaştıysa önemli bir dönemde olduğunuzu anlayabilirsiniz.

24 Mayıs 2012 Perşembe

Kimler ben boş durmayı sevmem elişi yaparım diyor:))

Ben diyorum mesela:) Akşamları işlerimi bitirdikten sonra televizyonun karşısında oturup birşeylerle uğraşmayı oldum olası sevmişimdir. Ama gelin görün ki şöyle de bir huyum var: başladığım elişini bitirmişliğim pek nadirdir. Mesela büyük hevesle başladığım, başlar başlamaz da buradan fotoğraflarını paylaştığım battaniyem hala bitmedi:( Ama kareler örüldü birleştirme safhasına gelindi. Birleştirilince de hemen paylaşılacak söz:) Bir de yarım süveter var, onu hiç sormayın. Yaz geldi ya artık onu tamamlamak gelecek kışa kaldı.:)

Sonra  bir heves sardım keçe işine:) Gittim Eminönü'nden rengarenk keçe kumaşlar aldım. Sizlerle daha önce bir postumda (Keçe işi Örtüler) paylaşmıştım. Sonra o modellere  birde bu yastıklar eklendi:) Ama daha yapamadım:) Özellikle siyah olanını çok beğendim:)


22 Mayıs 2012 Salı

Rengarenk Bahçeler:)

Yaz geldi ya (bu şekilde başlayan bilmiyorum kaçıncı yazıyı yazıyorum, ne meraklıymışım yazın gelmesine) her taraflar da çiçeklendi değil mi? Ortalığa mis gibi çiçek kokuları yayılmaya başladı:) Bizim evin orada bir apartmanın bahçesinde salınan mor salkımların önünden geçerken   her defasında hanımefendilerin   o baygın baygın mis kokuları geliyor burnuma:)) Haliyle yazın geldiği daha bir belli oluyor. Çok da hoşuma gidiyor:)

Böyle bahçe çiçeklerini daha çok sevmeme rağmen,  evimde bakabildiğim üç tane çiçeğim var sadece. Artık küçük ailemizin bir parçası gibi oldular. Sizlerle tanıştırmayı bir dahaki yazıma saklayacağım ama. Çünkü bu gün internette gezinirken bulduğum bir kaç fotoğrafı paylaşmak istiyorum. Bol çiçekli ve bol renkli fotoğraflar. Bunları görünce yazın uğraşılacak en güzel hobi bahçe ve çiçeklerle uğraşmak diye düşündüm.


21 Mayıs 2012 Pazartesi

Galatasarayın Şampiyonluğunu Balıkçıda Kutladık.

Eşimin koyu bir Galatasaraylı olduğunu sanırım daha önceki yazılarımda belirtmiştim. Galatasaray'ın şampiyonluğu da bir o kadar coşkulu oldu bizim için:) Eşim seni kutlama yemeğine götüreyim dediğinde annemlerdeydik, ertesi gün de kayınvalidemlerde. Yani anlayacağınız iki gün üst üste ziyafet vardı zaten. O yüzden bir hafta ertelemeli yaptık kutlama yemeğimizi:)


Yemek olarak balık istedim ben:) Bizim orada bir balıkçı var: Küçükyalı Balıkçısı. Ne zaman önünden geçsem hep dışarıda yemek yemek için dışarıda sıra bekleyen insanlar görüyordum. Bu kadar iyi mi acaba diye düşünürken denemek için bir fırsat doğdu:) Tabi biz de gittiğimizde yine ağzına kadar doluydu. 


İsminizi içeriye yazdırıp bekliyorsunuz. Sizi masa boşalır boşalmaz hemen yerinize alıyorlar. Neyse ki 3 dakika falan bekledik sadece. Masa örtüleri de tek kullanımlık:) Hemen kirlisini kaldırıp, tertemiz bir tane seriyorlar. Çok pratik yani, masanın silinip temizlenmesini hiç beklemiyorsunuz. Temizlik açısından hoşuma gitti diyebilirim...

Ayrıca fiyatları balık piyasasına göre gayet uygun. 

İşte nar gibi kızarmış istavrit ve tekir...

20 Mayıs 2012 Pazar

Lorelei Diyor ki: Güneş tutulmasına dikkat!!!


21 Mayıs 01.53’te parçalı Güneş tutulması olacak. Ülkemizden görülmese de etkilerini hissedeceğiz, hatta hissetmeye başladık bile.  Tutulmalar hayatımıza aniden gelişen olaylar ve geri dönüşü olmayan değişiklikler getirirler. Tutulma, güney düğümü çevresinde olduğu için daha huzursuz ve yıpratıcı gözüküyor. Özellikle geçmişten kaynaklanan konular, tam olarak elimizde olmayan nedenler yüzünden kendimizi gergin hissedebiliriz. Tutulmayı takip eden yakın zaman diliminde, hayata bakışımızı ve inançlarımızı etkileyecek türde önemli şeyler

15 Mayıs 2012 Salı

Ben Böyle Yağmur Görmedim, Gökgürültüsünden Böyle Korkmadım

Yaklaşık 20 dakika önce hava birden karardı. Akşam olmuş gibi oldu. Arkasından bastıran yağmur hiç şimdiye kadar görmediğim cinstendi. Hemen camı açıp yağmuru izlemeye başlamıştım ki birden önce şimşek çaktı arkasından feci bir gökgürlemesi... Nasıl korktum anlatamam. Ben de hemen kameraya almalıyım diye düşündüm. İşte yağmur...

14 Mayıs 2012 Pazartesi

Lorelei Diyor ki: Venüs geri gidiyor!


Kısa bir tatilden sonra yine birlikteyiz. Önümüzde astrolojik olarak dopdolu günler ve yeni bir dünya bizi bekliyor. O yüzden işe Venüs gerilemesiyle başlıyorum.
Venüs 15 Mayıs itibarıyla İkizler burcunda geri gitmeye başlıyor. İkizler burcunun 23. derecesinden başlayan bir geri gidiş İkizlerin ilk derecelerine kadar devam edecek. Venüs 15 Mayıs – 27 Haziran arasındaki dönemde İkizler burcunda geri harekette olacak. Aynı dönemde, Güneş ve Ay tutulmaları da gerçekleşiyor. Astrolojik açıdan bu dönem duygusal ve ilişkiler anlamında oldukça karmaşa getirecek.
Bu yıl Venüs İkizler burcunda geri gideceği için, bu burcun konu ettiği durumlar da gündemimize gelecek. İkizler çift tabiatlı bir burç olduğundan, kararsızlıklar, zihinsel ikilemler ya da dedikodular; ilişkiler ve arkadaşlıklarımız üzerinde son derece zedeleyici olabilir. Bir gezegen geri giderken, daha çok hazırlık ve düzeltme, eksikleri tamamlama uğraşısı içerisinde olmak daha iyi olur.
Bu gerilemeyi ilişkilerimizi gözden geçirmek, birbirimizden beklentilerimizi daha iyi fark etmemiz açısından da bir fırsat sunuyor bu gerileme. Venüs estetik ve güzellikle ilişkilidir. Venüs gerilemesi olan dönemlerde kendimizde yapmak istediğimiz estetik değişiklikler konusunda adımlar atarken dikkatli olmamız yerinde olur.
Bu dönemde yapılan evlilikler ya da evlilik öncesindeki hazırlıklar beklenenden daha karmaşık ve engelleyici koşullar hatta dedikodular, çift durumlar yaratabilir. Venüs’ün geri hareketi genel olarak eğlence hayatına, kadınlara ve modaya ait konulara, parasal konulara, bize keyif ve zevk veren durumlara sıkıntı getiriyor.

11 Mayıs 2012 Cuma

Bloglararası Jestleşme:) Ödüllendim




Sanırım bu ödülü almayan nadir bloggerleardan biriyim. Ama sevgili arkadaşım Havva (esraveannesi bloğunun sahibi) layık görmüş bana da hediye etmiş:) Çok teşekkür ederim kendisine... Ayrıca şu yeşil logoyu ben de bloguma ekleyebilmekten dolayı çok mutluyum:)


10 Mayıs 2012 Perşembe

Ben DÜŞÜNÜRKEN:)


Bu aralar pek yazı yazamadım yine. Nedeni bu sefer vakitsizlik değil. Dönüp yazdıklarıma şöyle bir baktım. Okuduğum kitabı anlatmayalı uzun zaman olmuş. Ben de hırs yaptım, kitabımı bitiricem onu anlatıcam biran önce diye. Üstelik yeni aldığımız fotoğraf makinesiyle de bir güzel resmini çektim:) (yeni fotoğraf makinamızı da bilahare anlatıcam) Sabırsızlıkla bekliyorum ki kitabı bitireyim, resmini de ekleyeyim diye.

Aslında kitabı bitirmeyi beklemek yerine önceden okuduğum milyon tane kitaptan (biraz fazla abartmış olabilirim) birini anlatayım resmini de internetten bulup ekleyeyim diye düşündüm. Ama sonra "olmaaz kendi kendine söz verdin buraya okudukça taze taze yazacaksın" deyiverdi içimdeki ses de vazgeçtim...

8 Mayıs 2012 Salı

Yaz Gelirken Beraberinde Mevsim Sebzelerini de Getirdi: Enginar

Yazın en sevdiğim yanlarından biridir meyve ve sebzeleri:) hele o çilek düştüğü zaman tezgahlara, ben bayram ederim resmen. O mis gibi kokusu çileğin her tarafı sarar:) Yemeye doyamam.

Çilek gibi olmasa da çok ama çok faydalı bir sebze de pazarcı tezgahlarında karşımıza çıkmaya başladı. her insanın senede 7 tane yemesi çok iyiymiş. Antioksidan özelliği olan bu sebzeyi ben daha önce hiç pişirmemiştim. Ama denemelik 4 tane aldık ve pişirdim:) Başlangıç için hiç fena olmadı ama sanırım biraz daha geliştirmem lazım.

7 Mayıs 2012 Pazartesi

Yeni Bir Haftaya Başladık. Hadi hayırlısı

Geçen hafta kısacık süren o güzel gezimizin ardından bilgisayar başına geçip yazmaya başlamak çok zor oldu. O yüzden biraz arayı açmış oldum. Ama dedim ki sonra "böyle olmaz, toparlanmak lazım". Daha yazacak çok şey var... Bir sürü yarım elişim, okuduğum çok güzel bir kitabım, izlediğim filmlerim var anlatılacak.  Ama tabii hepsinin bir zamanı da var. Kitabımı bitirmeden hakkında yorum yapmak istemediğimden kitap için birazcık bekleyeceğiz:)

Bu arada maalesef artık sabahları işe trenle gelemiyorum. Tren artık Pendiğe kadar geliyor. Ben de o yüzden servise dönüş yaptım. Aslında çok fazla şey değişmedi. Sabah 10 dakika erken çıkıyorum evden ve akşam da 10 dakika geç giriyorum eve. Ama araba biraz tuttuğu için serviste kitap okuyamıyorum. Onun yerine sabahları radyo açık oluyor ve radyoda Nihat Sırdar'ı dinliyorum:) İtitraf etmeliyim çok keyifli:) Sabah trafiğinde ülke sorunlarını esprili bir dinle dinlemek güzel oluyor gerçekten.

29 Nisan 2012 Pazar

Yeşil ve Mavinin Dinlendirici Birlikteliği: AĞVA

Madem 1 Mayıs resmi tatil, biz de pazartesiyle birleştirip güzel bir tatil yapalım, kışın yorgunluğunu üzerimizden atalım ve yaza dinlenmiiş bir halde dingin bir kafayla girelim dedik. Ben istedim ki: çok uzak bir yere gitmeyelim, hem yakın olsun, hem sakin olsun, hem de güzel bir manzarası olsun. Tam dinlenmiş olalım. Şöyle söyleyeyim tam yerini seçmişiz: AĞVA

Daha önce televizyonda dizilerde görmüştüm, bir kere de çocukken gelmiştim. Nehir kenarındaki otelleri tekrar görmeyi çok istiyordum. Yemyeşil ağaçların içinden akan yeşil bir nehir ve sonunda masmavi bir deniz. Hem de uçsuz Karadeniz. Ülkemizin hırçın çocuğu:)

Yolculuğumuz Üsküdardan başladı. Üsküdardan Şile-Ağva arabalarına bindik. Yolculuğun 3 saat süreceğini öğrenince biraz hayal kırıklığına uğradım desem doğru olur. Çok uzun sürecekmiş gibi geldi. Ama yolun 1 saati zaten İstanbul içinde geçti. Ardından otobandan Şile. Buraya kadar dümdüz yolda hiç sıkıntısız geçti zaten. Şile'de 15 dakika mola verdikten sonra virajlı ağva yolları. Başta yol tutacak diye korkmama rağmen sonradan ağaçlı yolları izlerken yolun nasıl geçtiğini anlamadım bile:)



27 Nisan 2012 Cuma

Çok Değişik Oldu: Pırasalı Mısırunlu Turta


Aslında yapmaya başlarken bu kadar lezzetli olacağını hiç tahmin etmemiştim. Ama içinde pırasa olan bir yemek ancak bu kadar güzel olabilir. Çok beğenerek yedik eşimle beraber. Mısır unu ve pırasa kesinlikle birbirine çok yakışıyormuş. Kesinlikle denemenizi tavsiye ederim.

26 Nisan 2012 Perşembe

Yaz Geldi ya Saç Şeklini de mi Değiştirsek

Bu aralar modayla fena halde haşır neşir olmuş durumdayım:) Bu yaz rengarenk kıyafetler moda ya, acaba dedim bu kadar şenlenmişken bir de saç şeklini ve rengini mi değiştirsek:)
Aslında bu yaz da uzun zamandır olduğu gibi uzun saç moda. Saçlarınızı topluyorsunuz sıkı sıkı ve at kuyruğu yapıyorsunuz başınızın üzerinden. Ya da değişik değişik örüyorsunuz. Yani televizyondan ve basından takip ettiklerim hep böyle:)

Ama ben 12 sene falan oldu herhalde hep uzun saçlıydım. Maşallah diyeyim, kestirsem de saçlarım çabuk uzayıverir:) O yüzden dedim ki sanki bir değişiklik yapma zamanı mı geldi... Biraz kısaltsak boyunu ama yine de havalı bir model olsa:) Mesela Öyle Bir Geçer Zaman ki dizisindeki Aylin'in saç modeli:) Özellikle düğündeki modelini çok beğenmiştim.

25 Nisan 2012 Çarşamba

Yaz için Alışveriş Yapmak Lazım

Mevsim değişince kıyafetlerde de bir değişiklik yapma isteği oluyor insanda. Modaya uygun giyinmek için de alışverişe çıkmak şart oluyor:)
Ben de hemen bir alışveriş listesi oluşturdum. Neler modaymış bir baktım önce internetten ve televizyondan:)
Bu yaz skiny jeanler modaymış, malum zaten heryerde bangır bangır yazıyor. Hemi de rengarenk olanları:) Ben de kendime limon sarısı veya su yeşili olanından almak istiyorum. Tabiii bunları rahatça giyebilmek için önce birazcık daha zayıflamak lazım:;)



23 Nisan 2012 Pazartesi

Lorelei Diyor ki: 23 Nisan’a doğru bebek burçlar


Bugün 23 Nisandı…
Çok az millete nasip olan bir bayram kutluyoruz. Medeniyetleriyle övünen hiç bir ülkede olmayan bir özel gün. O yüzden böylesine güzel bir güne sahip olduğumuz için gurur duyuyorum.
Yeniay’da ve 23 Nisan’da, burçlardan söz ederken bebeklik burçlarına bir bakmak güzel olmaz mı?
Bebek koçlar, ilgiyle ve kişiliklerine saygı gösterilerek bakıldıklarında son derece uyumlu ve sorun çıkarmayan bebekler olurlar. Kontrolü elinde olmayı sever, cesurdur ve çok ilgi bekler. Gürültülü oyuncakları sever, orayı burayı kurcaladıklarından başlarına kolayca bela açabilirler.
Bebek boğalar, yemeklerini verdiğiniz ve gazlarını çıkardığınız sürece çok tatlıdırlar, huyuna gidin yoksa inat edecekler ve yemek yememekte ya da uyumamakta direneceklerdir. Aşırı sahiplenicidirler. Paylaşmayı öğretmeniz gerekebilir.

21 Nisan 2012 Cumartesi

İstanbul'da Bahar Bir Başka

Farkettim ki yine arayı biraz fazla açmışım. Ama bu aralar inanın çok işim var. Bir yandan sabah erkenden kalkıp işe gitmek, diğer yandan ev işleri ve şu sıralar birde doktora tez çalışmalarım yoğunlaştı. Sayfama vakit ayıramaz oldum. Dün de tezimle ilgili bazı prosedürler için İstanbul Üniversite'nin Beyazıt Kampüsü'nde olan rektörlüğüne gittim. Ve bu resimleri çekmeden edemedim. Zaten hava o kadar güzeldi ki dün. Günlerdir süren Nisana yağmurlarından sonra adeta içimiz aydınlandı, güneşin görünmesiyle:)

Rektörülüğe doğru yürürken yolda lalerin içinde, fotoğraflarını çekmeden duramadım. Dünkü o koşuşturmacanın yorgunluğunun içinde bu manzara bir dinlenme molası gibi geldi.

İşte lale sevneler için, İstanbul Üniversitesi'nin laleli yolu:)


LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...